2018 en güzel insanlar

2018 en güzel tığ oyaları, tülbent ve yazma kenarları için birbirinden çeşitli renkler ile karşımıza capcanlı çıkıyor.Tığ yazma oyalarının genel olarak videoları bulunsa da, sözlü olarak da sizlere sunduğumuz makalemizde de yapılışını net bir şekilde anlayabilirsiniz. 2018'in en iyi 10 animasyon filmi 19.12.2018 - 11:00 Güncelleme: 06.05.2020 - 01:43 Neredeyse her hafta bir animasyon filminin gösterime girdiği bir dönemdeyiz. En güzel resimli ve anlamlı bayram mesajlarını haberimizde bulabilirsiniz... Müslümanlar için kutsal dönemlerden biri olan Kurban Bayramı bu yıl 21-22-23-24 Ağustos tarihlerinde kutlanıyor. Bayram dolayısıyla telefonlar kilitlenecek, yoğun bir mesaj trafiği yaşanacak. İşte 2018 Kurban Bayramı için en anlamlı mesajlar... 02.May.2020 - Pinterest'te Burhan Gozutok adlı kullanıcının 'güzel yüzlü insanlar' panosunu inceleyin. Güzel kadınlar, Yüzler, Güzellik hakkında daha fazla fikir görün. 156 PAYLAŞIM 04/12/2018, ... Burnun güzel ve insanlar tarafından da beğeniliyor. Güzel olmasa da senin burnunla herhangi bir derdin yok. Ama yine de güzel, ... Sen de seviyorsun bacaklarını ve hatta en güzel yerin diyebiliriz.Mankenlere taş çıkartacak derecede güzel bacaklara sahip olmak her yiğidin harcı değil. Sen de ... 2018 en güzel örgü bebek giysi modelleri arasında kız bebekleriniz için çeşitli hoş detay ve aksesuarlar ile bezenmiş, gerek kurdele gerekse örgü yöntemi kullanılarak yapılmış olan şekiller ve geometrik desenlerin mevcut olduğu giysiler öne çıkmaktadır. Boncuklar ile çeşitli işlemeler yapılarak çok daha hoş bir görünüm kazandırılmış olan örgü bebek ... Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. ... 2018 En Güzel Babalar Günü mesajları! Resimli Babalar Günü sözleri... Önceki Haber. Koreli Yıldızlar 2018'in En Güzel Yüzleri Listesinde '2018'in En Güzel Yüzleri Top 100' listesi yayınlandı! 28 Aralıkta TC Candler, her yıl olduğu gibi bu yıl da en güzel ve en estetik yüzlerin listesini açıkladı. Listede K-Pop ve K-Drama dünyasının gözde isimleri de yer alıyor. 2018 en özel Öğretmenler Günü Mesajları 24 Kasım resimli uzun kısa sözler GİRİŞ 24.11.2018 18:16 GÜNCELLEME 24.11.2018 18:16

Slender Man Film Eleştirisi

2020.09.18 09:11 bglfpig Slender Man Film Eleştirisi


2018 de güzel filmler vardı
Ay da İlk İnsan
Bohemian
Ready Player One
Aquaman
Infinity War Falan Filan
Fakat Aynı zaman da bir Film vardı ki İnsanların Hayal Kırıklığı Oldu yani benim için değil ''insanlar'' için
Slender Man Filmi yani Şimdi İnsanlar Beklentiye girdi normal bir şekil de Slender Man ne kadar Popüler Olduğunu sayar isek
ve film çıktığı zaman puanı 1 gibi bir şeydi ve çok zor 3 oldu Imdb Gibi puan sitelerin de puan sitelerine ne kadar güvenirsiniz tartışılır ama yine de demeye çalıştığım şey Slender Man Çok Gömüldü
Hep Filmlere Merhamet gösteren Film Siteleri bile Gözlerini açtı ve Slender Man Gömdü
Kısaca ben ise hayda bunlar ne kadar kötü bir iş yapmış olabilir diye düşündüm filmin çıktığı ilk gün eleştirileri görmek çan yakıyordu biletimi aldım hiç bir beklentiye film tanıtıldığı zaman bile girmemiştim ve sadece klasik bir korku filmi olduğunu umuyordum
ve filmi izleyip sinemadan çıktım söylemem lazım ki Slender Man insanların abarttığı kadar kötü bir film değil ama insanların bu filmden neden nefret ettiğini anlamak da kolay
insanlar Slender Man filmini sevmedi çünkü beklentiye girdiler + klasik bir korku filmi olmamasını umuyorlardı
ve Slender Man tamamen klasik bir korku filminden fazlası değil
Slasher bile denilebilir ki öyle büyük ihtimalle korku ile slasher temasının karışımı şimdi gelelim benim görüşlerime film hakkın da ne düşündüm?
Ama Önce şunu söyleyeyim Filmi izlemediyseniz ve Spoiler istemiyor iseniz incelemeyi kapatın ve filmi izleyin
3
2
1

Hikaye:

Slender Man Hikayesi Ergen Kızlar ile başlıyor her Slasher Filminin ergen kızlar ile başladığı gibi bu kızlar Slender Man isimli Efsaneye kendini fazla kaptırmış ergenlerdir ve Slender Man hakkın da Web Sitelerin de falan filan bir sürü şey okumuştur bir gün Kendileri Slender Man Efsanesini denemek için bir web sitesin de Allison Riley isimli kızın gönderdiği videoyu açarlar ve şaka maka Slender Man gelir evet Slender Man böyle Çağırıyorlar ne kadar iyi? benzerlerini Ring Gibi Filmler de gördük o yüzden kötü demek saçma olur kısaca.... orta seviye de meh işte Slender Man çağırmak için daha iyi bir yol bulabilirlermiş ya da direkten Çağırılmayıp Kızlara Musallat olabilirmiş ama dediğim gibi Benzerlerini gördüğüm için bunu çok aldırmadım çünkü benzerlerini görmüştüm Slender Man Çağırılması daha iyi işlenebilirdi ya da direk Musallat olabilirdi ama sağlık olsun daha Sonra Ergenlerimiz Slender Man yenmek için ondan kurtulmak için bir çok şey denemeye başlarlar
Ve Filmin hikayesi daha doğrusu konusu bu
Slender Man Çağırdık şimdi de onu yenmemiz lazım Klasik bir Slasher Filminden farksız Sadece Slender Man Versiyonu yer iseniz Şimdi Gelelim Slender Man Kendisine! SLENDER MAN...
Kendisi film de olsaydı kendisine gelirdik Slender Man film de taş çatlasın 3 - 4 dakika gözüküyor ve genellikle bahsediliyor
sebebi neydi bilmiyorum ama daha çok villain değil de ergen karakterlere odaklanmış istemişler gibi
şimdi bu problem diyenler oldu ve evet bu aslın da bir problem ama unutmayın ki benzerlerini tekrardan görmüştük
13 Cuma da Jason mesela sadece filmin sonlarına doğru 5 6 dakika beliriyor sonra Final Kızımız tarafından yeniliyordu
bu da aynen onun pembe versiyonu gibi bir şey
ama beklentiye girmediğim için beni çok de etkilemedi ki Slender Man film de kurbanlarını tamamen fiziksel öldürmeye çalışmıyor
onları deli yapmaya çalışıyor diyelim öncellikle sonra ise fiziksel öldürmeye başlıyor
bu da Neden Kendisinin çok az belirdiği için bir bahane olabilir gibi ama yer iseniz Slender Man bence film de çok az gözüktü çünkü Direktör Abimiz kesinlikle Slender Man değil ergen karakterlere odaklanmak istemiş gibiydi Slender man aynen tüm normal yemekleri yediğiniz son da gelen ve çabucak biten bir tatlıdan farksız ilk başlar da yok sonlara doğru var işte ama çabucak gidiyor
bu eğer çok fazla Slasher Korku Filmi izlemeyen birisi iseniz size böyle film mi olur lan villain gözükmüyor bile adam akıllı şeyini söyletebilir ki haklısınız
ama ben Korku Ve Slasher Türünü acayip izlediğim için ve bunu çok kez gördüğüm için sıkıntı etmedim
o yüzden Slender Man benim için ok bir film olarak gitmeye başladı hikaye açısından da ama en önemli soruya gelelim bu film ne kadar korkunç?

Film Ne Kadar Korkunç?:

Slender Man klasik bir korku filmi sizi en tembelce şekil de korkutmaya çalışıyor Jumpscare ve hayır benim için bunu başaramadı ama beni Germeyi başardı öncellikle bunun sebebi Atmosfer ve Filmin Müzikleri Atmosfer gayet iyi özellikle son sahne de ki Atmosfer kamera ile çok iyi çekilmiş Müzikler ise... Tamamen Harika Lütfen YouTube Slender Man Sound Track yazarak bir şans verin derim kişisel olarak Müzikler ile Slender Man Beni Germeyi başardı ama Jumpscare ile başarısız oldu eğer Müziklerden etkilenen biri iseniz benim gibi evet Slender Man sizi korkutmayı başarmasa bile germeyi başarabilir ama onun dışın da Jumpscare ile korkutabilir mi der iseniz Nah Jumpscarelar çok zayıf ve çok tembelce yapılmışlar yemin ediyorum kusasım geldi berbat lan yine de Müzikler ve Atmosfer bana göre zayıf kalmadı ve Gerilmeyi başardım tabi siz başaramaz iseniz Sebebi belli

Karakter İşleyişi nasıl durum da?:

Söylemek istiyorum ki bu film de zayıf kalan ana şey Karakter İşleyişleri olsa gerek yani Karakterlere ekran başın da bu kadar zaman verilmesine rağmen klasik bir Slasher türün de ki ergenlerden farkı yok he tabi Sex Yapmıyorlar rahat olabilirsiniz sex yapan ergen türlerinden değiller yine de kişilikleri acayip klasik ve her şeye ''AAAAAAAAAH'' Diye Çığlık atan Ablalardan farksızlar bu sizi Cringe Edebilir bunu söyleyeyim neyse ki ben çok böyle karakter gördüğüm için cringe olsam bile aldırmamayı başardım ama karakter işleyişleri üzgünüm ki Rezalet he Slender Man var ona bir değinelim Slender Man Oynayan javier botet abi harika iş çıkarmış oyunculuğu zaten harika adamın ve Slender Man Kostümü de gerçekten acayip korkutucu ve iyi Sırf Slender man nasıl diye gidecek iseniz kesinlikle javier botet güvenin kendisi harika bir oyunculuk çıkarmış ve kostüm de harika durum da Slender Man yansıtmayı başarıyor onun dışın da karakterler işleyişleri Slender Man harici maalesef ki acayip kötü

Neden Hayal Kırıklığına Uğramadım? Ve Slender Man konusu neden bu film de değişik?:

Eğer Slender Man Oyunlarını oynamış birisi iseniz Slender Man amacını sizi yakalamaya çalışan ve sizin de onu yenmek için 8 Tane Kağıt toplamınız gereken bir oyun olduğunu biliyorsunuzdur ve Film de bu konu işlenecek olması lazım diye tahmin eden bir kitle olmuş ama ben kesinlikle o kitleden değildim bunun ana sebebi ise oyun ile filmler aynı temaya ve amaca sahip olmak zorun da değiller ve oyunun konusunu yazan Slender Man Yaratıcısı bile değildi bu yüzden amacın ve konun değişik olması anlaşılabilir ve kabul edilebilirdi bana bu insanları kızdırmış ama beni kızdırmadı ve sebebi de işte bu Neden Hayal Kırıklığına uğramadığımı kesin olarak üstler de açıkladım ve kendimi tekrar etmek istemiyorum ama tekrardan söylüyorum Beklentiye girmedim çünkü beklentiye girmek kötüdür arkadaşlar asla beklentiye girmeyin ve hype yapmayın beklentiye girmedim ve bunun klasik bir korku slasher filmi çıkmasını umdum ve öyle de çıktı bir sürü slasher filmi izlediğim için Slender Man beklentiye girmediğim için hayal kırıklığı olmadı ve OK Bir Film oldu Gerildim Müzikler atmosfer sayesin de Slender Man Oyunculuğu güzeldi Görünümü çok Güzeldi ve Özellikle Ending çok beğendim şimdi Ending Gelelim

Ne Demek Villain kazandı? vay canına:

Evet Başlıktan da anladığınız gibi Slender Man filmi Slender Man Kazanması ile sona eriyor kendisi filmin sonlarına doğru tüm ergen kızlarımızı güzel bir şekil de harcıyor ve sonda orman da bir kovalamaca sahnesi geçiyor Son Kızımız ile Aynı Slasher filmin de olduğu gibi ki zaten bu da bir Slasher Filmi Final Kızımız Slender Man Tarafından Yeniliyor ve Film Slender Man Zaferi ile tüm kızları yenmesi ile bitiyor ne kadar mutlu oldum anlatamam öncellikle Villain kazanmasını çok görmedik 2018 de Avengers harici Slender Man sevdiğim Slasher Türün de Villain kazandırdığı zaman en azıdan Klişe bir Ending yapmadığı için sevmiştim arkadaşlar zor görürüz Villain kazandığını bu yüzden Ending Beni Mutlu Etti belki sizi etmeyebilir ki nedenini anlayabiliyorum ama beni Mutlu Etti!

Sonuç:

Slender Man Beklentiye girmeden izlediğiniz zaman klasik bir slasher ve korku filminden farksız olmayan bir film insanların abarttığı kadar kötü bir film bana göre kesinlikle değildi ve Film OK Bir Filmdi belki de daha önce bu temaya çok alıştığım içindi? kim bilir yine de Slender Man bana göre güzel bir filmdi Puanı vermeden önce Filmin Artılarını ve Eksiklerini tekrar sıralayayım izninizle
Artıları:
+Atmosfer Güzel
+Müzikler Harika
+Slender Man kostümü ve oyunculuğu harika
+Ending Güzel
Eksi Yönleri:
-Kötü karakter işleyişi
-Tembelce Yapılmış Rezalet Jumpscarelar
-Slender Man çağırılma sebebi kötü gibi
7.0
submitted by bglfpig to okuveizle [link] [comments]


2020.09.18 08:50 bglfpig Slender Man Film Eleştirisi

2018 de güzel filmler vardı
Ay da İlk İnsan
Bohemian
Ready Player One
Aquaman
Infinity War Falan Filan
Fakat Aynı zaman da bir Film vardı ki İnsanların Hayal Kırıklığı Oldu yani benim için değil ''insanlar'' için
Slender Man Filmi yani Şimdi İnsanlar Beklentiye girdi normal bir şekil de Slender Man ne kadar Popüler Olduğunu sayar isek
ve film çıktığı zaman puanı 1 gibi bir şeydi ve çok zor 3 oldu Imdb Gibi puan sitelerin de puan sitelerine ne kadar güvenirsiniz tartışılır ama yine de demeye çalıştığım şey Slender Man Çok Gömüldü
Hep Filmlere Merhamet gösteren Film Siteleri bile Gözlerini açtı ve Slender Man Gömdü
Kısaca ben ise hayda bunlar ne kadar kötü bir iş yapmış olabilir diye düşündüm filmin çıktığı ilk gün eleştirileri görmek çan yakıyordu biletimi aldım hiç bir beklentiye film tanıtıldığı zaman bile girmemiştim ve sadece klasik bir korku filmi olduğunu umuyordum
ve filmi izleyip sinemadan çıktım söylemem lazım ki Slender Man insanların abarttığı kadar kötü bir film değil ama insanların bu filmden neden nefret ettiğini anlamak da kolay
insanlar Slender Man filmini sevmedi çünkü beklentiye girdiler + klasik bir korku filmi olmamasını umuyorlardı
ve Slender Man tamamen klasik bir korku filminden fazlası değil
Slasher bile denilebilir ki öyle büyük ihtimalle korku ile slasher temasının karışımı şimdi gelelim benim görüşlerime film hakkın da ne düşündüm?
Ama Önce şunu söyleyeyim Filmi izlemediyseniz ve Spoiler istemiyor iseniz incelemeyi kapatın ve filmi izleyin
3
2
1

Hikaye:

Slender Man Hikayesi Ergen Kızlar ile başlıyor her Slasher Filminin ergen kızlar ile başladığı gibi bu kızlar Slender Man isimli Efsaneye kendini fazla kaptırmış ergenlerdir ve Slender Man hakkın da Web Sitelerin de falan filan bir sürü şey okumuştur bir gün Kendileri Slender Man Efsanesini denemek için bir web sitesin de Allison Riley isimli kızın gönderdiği videoyu açarlar ve şaka maka Slender Man gelir evet Slender Man böyle Çağırıyorlar ne kadar iyi? benzerlerini Ring Gibi Filmler de gördük o yüzden kötü demek saçma olur kısaca.... orta seviye de meh işte Slender Man çağırmak için daha iyi bir yol bulabilirlermiş ya da direkten Çağırılmayıp Kızlara Musallat olabilirmiş ama dediğim gibi Benzerlerini gördüğüm için bunu çok aldırmadım çünkü benzerlerini görmüştüm Slender Man Çağırılması daha iyi işlenebilirdi ya da direk Musallat olabilirdi ama sağlık olsun daha Sonra Ergenlerimiz Slender Man yenmek için ondan kurtulmak için bir çok şey denemeye başlarlar
Ve Filmin hikayesi daha doğrusu konusu bu
Slender Man Çağırdık şimdi de onu yenmemiz lazım Klasik bir Slasher Filminden farksız Sadece Slender Man Versiyonu yer iseniz Şimdi Gelelim Slender Man Kendisine! SLENDER MAN...
Kendisi film de olsaydı kendisine gelirdik Slender Man film de taş çatlasın 3 - 4 dakika gözüküyor ve genellikle bahsediliyor
sebebi neydi bilmiyorum ama daha çok villain değil de ergen karakterlere odaklanmış istemişler gibi
şimdi bu problem diyenler oldu ve evet bu aslın da bir problem ama unutmayın ki benzerlerini tekrardan görmüştük
13 Cuma da Jason mesela sadece filmin sonlarına doğru 5 6 dakika beliriyor sonra Final Kızımız tarafından yeniliyordu
bu da aynen onun pembe versiyonu gibi bir şey
ama beklentiye girmediğim için beni çok de etkilemedi ki Slender Man film de kurbanlarını tamamen fiziksel öldürmeye çalışmıyor
onları deli yapmaya çalışıyor diyelim öncellikle sonra ise fiziksel öldürmeye başlıyor
bu da Neden Kendisinin çok az belirdiği için bir bahane olabilir gibi ama yer iseniz Slender Man bence film de çok az gözüktü çünkü Direktör Abimiz kesinlikle Slender Man değil ergen karakterlere odaklanmak istemiş gibiydi Slender man aynen tüm normal yemekleri yediğiniz son da gelen ve çabucak biten bir tatlıdan farksız ilk başlar da yok sonlara doğru var işte ama çabucak gidiyor
bu eğer çok fazla Slasher Korku Filmi izlemeyen birisi iseniz size böyle film mi olur lan villain gözükmüyor bile adam akıllı şeyini söyletebilir ki haklısınız
ama ben Korku Ve Slasher Türünü acayip izlediğim için ve bunu çok kez gördüğüm için sıkıntı etmedim
o yüzden Slender Man benim için ok bir film olarak gitmeye başladı hikaye açısından da ama en önemli soruya gelelim bu film ne kadar korkunç?

Film Ne Kadar Korkunç?:

Slender Man klasik bir korku filmi sizi en tembelce şekil de korkutmaya çalışıyor Jumpscare ve hayır benim için bunu başaramadı ama beni Germeyi başardı öncellikle bunun sebebi Atmosfer ve Filmin Müzikleri Atmosfer gayet iyi özellikle son sahne de ki Atmosfer kamera ile çok iyi çekilmiş Müzikler ise... Tamamen Harika Lütfen YouTube Slender Man Sound Track yazarak bir şans verin derim kişisel olarak Müzikler ile Slender Man Beni Germeyi başardı ama Jumpscare ile başarısız oldu eğer Müziklerden etkilenen biri iseniz benim gibi evet Slender Man sizi korkutmayı başarmasa bile germeyi başarabilir ama onun dışın da Jumpscare ile korkutabilir mi der iseniz Nah Jumpscarelar çok zayıf ve çok tembelce yapılmışlar yemin ediyorum kusasım geldi berbat lan yine de Müzikler ve Atmosfer bana göre zayıf kalmadı ve Gerilmeyi başardım tabi siz başaramaz iseniz Sebebi belli

Karakter İşleyişi nasıl durum da?:

Söylemek istiyorum ki bu film de zayıf kalan ana şey Karakter İşleyişleri olsa gerek yani Karakterlere ekran başın da bu kadar zaman verilmesine rağmen klasik bir Slasher türün de ki ergenlerden farkı yok he tabi Sex Yapmıyorlar rahat olabilirsiniz sex yapan ergen türlerinden değiller yine de kişilikleri acayip klasik ve her şeye ''AAAAAAAAAH'' Diye Çığlık atan Ablalardan farksızlar bu sizi Cringe Edebilir bunu söyleyeyim neyse ki ben çok böyle karakter gördüğüm için cringe olsam bile aldırmamayı başardım ama karakter işleyişleri üzgünüm ki Rezalet he Slender Man var ona bir değinelim Slender Man Oynayan javier botet abi harika iş çıkarmış oyunculuğu zaten harika adamın ve Slender Man Kostümü de gerçekten acayip korkutucu ve iyi Sırf Slender man nasıl diye gidecek iseniz kesinlikle javier botet güvenin kendisi harika bir oyunculuk çıkarmış ve kostüm de harika durum da Slender Man yansıtmayı başarıyor onun dışın da karakterler işleyişleri Slender Man harici maalesef ki acayip kötü

Neden Hayal Kırıklığına Uğramadım? Ve Slender Man konusu neden bu film de değişik?:

Eğer Slender Man Oyunlarını oynamış birisi iseniz Slender Man amacını sizi yakalamaya çalışan ve sizin de onu yenmek için 8 Tane Kağıt toplamınız gereken bir oyun olduğunu biliyorsunuzdur ve Film de bu konu işlenecek olması lazım diye tahmin eden bir kitle olmuş ama ben kesinlikle o kitleden değildim bunun ana sebebi ise oyun ile filmler aynı temaya ve amaca sahip olmak zorun da değiller ve oyunun konusunu yazan Slender Man Yaratıcısı bile değildi bu yüzden amacın ve konun değişik olması anlaşılabilir ve kabul edilebilirdi bana bu insanları kızdırmış ama beni kızdırmadı ve sebebi de işte bu Neden Hayal Kırıklığına uğramadığımı kesin olarak üstler de açıkladım ve kendimi tekrar etmek istemiyorum ama tekrardan söylüyorum Beklentiye girmedim çünkü beklentiye girmek kötüdür arkadaşlar asla beklentiye girmeyin ve hype yapmayın beklentiye girmedim ve bunun klasik bir korku slasher filmi çıkmasını umdum ve öyle de çıktı bir sürü slasher filmi izlediğim için Slender Man beklentiye girmediğim için hayal kırıklığı olmadı ve OK Bir Film oldu Gerildim Müzikler atmosfer sayesin de Slender Man Oyunculuğu güzeldi Görünümü çok Güzeldi ve Özellikle Ending çok beğendim şimdi Ending Gelelim

Ne Demek Villain kazandı? vay canına:

Evet Başlıktan da anladığınız gibi Slender Man filmi Slender Man Kazanması ile sona eriyor kendisi filmin sonlarına doğru tüm ergen kızlarımızı güzel bir şekil de harcıyor ve sonda orman da bir kovalamaca sahnesi geçiyor Son Kızımız ile Aynı Slasher filmin de olduğu gibi ki zaten bu da bir Slasher Filmi Final Kızımız Slender Man Tarafından Yeniliyor ve Film Slender Man Zaferi ile tüm kızları yenmesi ile bitiyor ne kadar mutlu oldum anlatamam öncellikle Villain kazanmasını çok görmedik 2018 de Avengers harici Slender Man sevdiğim Slasher Türün de Villain kazandırdığı zaman en azıdan Klişe bir Ending yapmadığı için sevmiştim arkadaşlar zor görürüz Villain kazandığını bu yüzden Ending Beni Mutlu Etti belki sizi etmeyebilir ki nedenini anlayabiliyorum ama beni Mutlu Etti!

Sonuç:

Slender Man Beklentiye girmeden izlediğiniz zaman klasik bir slasher ve korku filminden farksız olmayan bir film insanların abarttığı kadar kötü bir film bana göre kesinlikle değildi ve Film OK Bir Filmdi belki de daha önce bu temaya çok alıştığım içindi? kim bilir yine de Slender Man bana göre güzel bir filmdi Puanı vermeden önce Filmin Artılarını ve Eksiklerini tekrar sıralayayım izninizle
Artıları:
+Atmosfer Güzel
+Müzikler Harika
+Slender Man kostümü ve oyunculuğu harika
+Ending Güzel
Eksi Yönleri:
-Kötü karakter işleyişi
-Tembelce Yapılmış Rezalet Jumpscarelar
-Slender Man çağırılma sebebi kötü gibi

7.0

submitted by bglfpig to MovieTurkey [link] [comments]


2020.08.23 17:51 Ektaynot Uzaylılar türk olsa herkes bisexual olurdu

Çok güzel bir öykü.Biraz uzun ama sabırla okumanızı öneririm. Bitmiş tükenmiş bir adamın hikayesini anlatacağım sizlere... Lütfen kendinizi onun yerine koyarak okuyunuz.
Meslek hayatınız bir biçimde nihayetlenmiş. Ömür boyu hayalini kurduğunuz emekliliğe sağ salim ulaşmışsınız. Nohut oda, bakla sofa evinizde huzurla dinlenip, sabahları sardunyalarımı sularım , bir kafeste kanaryamı beslerim dediğiniz o vakit gelmiş.
İlk birkaç gün şahane geçiyor, eş dost ziyaretleri, devlet dairelerinde tezahüratlarla kapılardan karşılanmalar, çaylar, kahveler, “Ooo ne şanslısın üstadım, darısı başımıza...” lar, evde hanımla sabah keyifleri derkeeen... Üst üste aynı yerlere gittikçe insanlar masanın önündeki sandalyeyi göstermemeye, hatta meşguliyet bahane ederek başını bile kaldırmamaya, hanım da “E bey, sen biraz çıksan da gezsen...” demeye başlayınca anlıyorsunuz hanyayı konyayı.
Kendinizi işe yaramaz, boş, hiç bir şey üretmeyen biri olarak görmeye başladığınızda çöküş de peşinden gümbür gümbür geliyor. Her yerde fazlalıksınız, eski iş yerinizde, evinizde... Zaman nasıl geçer, hayat böyle sürer mi??
Eski saygı gördüğünüz günlere duyduğunuz özlem size hayatınızın belki de en önemli kararını aldırıyor. Koca adam, evdeki somyaya kapanıp hüngür hüngür ağladığınız gecenin sabahı , gidip başvuruyorsunuz İl Eğitim Müdürlüğü’ne : “Ben yeniden öğretmenlik yapmak istiyorum. Atayın beni Anadolu’nun bir köy okuluna!”
Şaşırtıcı bir hızla yerine geliyor dileğiniz. Polatlı’ya bağlı Keltepe köyüne yol görünüyor. Cumhuriyetin ilk yılları sayılır hala. Yol yok, elektrik yok, bozkırda bir kıraç köy. Numunelik niyetine bir tek tane ağaç, bir yeşil çalı dalı yok. Sarı, sapsarı, ruhsuz, şekilsiz, çiğnenmemiş bir mezarlık kasvetinde bir köy. Evler bile ev değil de köstebek tümseği gibi görünüyor gözünüze.
Bir kağnıyla götürüyor adamın biri sizi oraya. Karşıdan görünüverince ilk aklınıza gelen şey şu : “Sevmedim bu köyü. Hiç sevmedim.!” Kağnıcı sanki duymuş gibi iç sesinizi, “ Efendi, sen buralarda edemen ya, hadi hayırlısı” deyiveriyor.
Gecenin bir vakti bir gariban köylü sizi karşılayıp derme çatma bir kulübeye götürüyor, samandan bir yatak, ölü ışıklı gaz lambası, pis bir oda. Köyün hafızı ile aynı tek göz odayı paylaşacaksınız üstelik. Ne yapsın adam, soğumuş bulgur pilavını sizinle paylaşıyor, “Kusura bakma” diyor, “Yanında ekmek veremiyorum. Ekmek bile bulunmaz burada. Ekmeksiz köy burası!” Tüm gece bakışlarınızı tavana dikip “Ne yaptım ben??” diye kendinize söveceğiniz bir korkunç gece. Sabaha aldığınız karar şu, aynı kağnıcıyla gerisin geri evinize dönmek. Hem de hemen. El ne derse desin. Bu kabus yerde kalmanız mümkün değil. !
Sabah bir uyanıyorsunuz ki kağnıcı çoktan çekmiş gitmiş. Karşınızda bir başka gariban, ufacık tefecik, sivri sakallı bir ihtiyar. Üstü başı dökülüyor, şahrem şahrem nasırlı ayaklarında parçalanmış pabuçlar, lime lime bir mintan. Sarı Çavuş’muş adı. Kendine görev bellemiş, illa köyü gezdirecek size.
İlk durak okul. Gözleriniz yerinden uğruyor resmen. Okul binası, dört yıkık dökük duvar, cam yok, pencere yok, içinde de muhtarın davarları otluyor!! Ne bekliyordunuz ki zaten.
Şöyle bir dolanıyorsunuz etrafta. Her yer bataklık. O yüzden köy halkı sıtmadan kırılıyor. O vıcık vıcık çamur yemiş bitirmiş berekete dair ne varsa. Kısacası Keltepe köyünün katili işte tam da burası. “Sıtmabükü” diyorlar oraya. Kocaman yeşilimtrak sinekler kaynıyor üstünde.
Haydin öğlen oluyor, iki yumurtaya yufkaları bana bana karnınızı doyurmaya çalışıyorsunuz. Baktığınız her yer sefalet, yokluk... Bir testide de su var. O kargaşada o sudan ne zaman bir yudum alsanız tadına hayret ediyorsunuz. Bu.. bu su nasıl böylesine lezzetli olabiliyor?
Sarı Çavuş “Bu su, bataklığın tam ortasında Üçgöze’lerden çıkar “diyor, “Hakkın hikmeti...”
Cidden o Sıtmabükü’nün tam ortasında bembeyaz kumlar arasında bir billur su kaynağı var. İnanılır gibi değil. Meğer eskiden oralardan gürül gürül akan bir dere varmış. Kenarları hep söğütlük, meşelikmiş. Sonra sellerle önü tıkanmış o güzelim suların, kayalar inmiş içine, akıntı yolu kapanınca da olmuş size bir bataklık.
O ihtiyarcık, o üstü başı yırtık adamcağız, size bir güç veriyor anlattıklarıyla nedense. Bir gün önce dünya ayaklarınızın altından kayarken şimdi kendinizi güçlü hissediyorsunuz bir şekilde. Ne yaptı bunu, bir yudum lezzetli su mu??
Düşünmeye başlıyorsunuz, belki de bir umut vardır. Bataklık belki sadece yüzeydedir, ya altında o billur gibi su kaynıyorsa ?
Ertesi gün köyün imamını ziyaret ediyorsunuz. Yataktan kalkamıyor ne zamandır. Öyle aydınlık, öyle bilge, öyle tatlı dilli bir adam ki. Yattığı yerden size o ekmeksiz köyün tüm geçmişini anlatıyor, nasıl bir cennet mekanken bu bataklığa dönüştüğünü bir daha dinliyorsunuz...
Çıkışta bir müjdeli haber var ödül gibi: Muhtar okuldaki davarlarını almış. Samanları boşaltmış. E hadi bir teşekkürü hak etti, bir ziyaret de ona. Öyle dertli ki adamcağız : “Bu gidişin sonu kötü efendi. Sığırlarımız ot diye toprak yalar. Ekini tarladan avuçlarla yolduk. Açız, hastayız...” Anlayacağınız köy dağıldı dağılacak. Ah şu Sıtmabükü.! Canına okuyor herkesin.
Farkında bile olmadan Keltepe’de kalmaya karar veriyorsunuz. Her gün ertesi gün gidebileceğinizi düşünerek geçiyor zaman. Bir sabah köyün bağlı olduğu Polatlı’ya pazara gitmeye niyet ediyorsunuz. Gece kalacağınız hana doğru yürürken çay bahçesinde bir kalabalık çekiyor dikkatinizi. İlçenin tüm ileri gelenleri oturmuş sohbetteler. Bir babacan Albay var, anlattıkça anlatıyor neler yapmış Polatlı’ya, ne atölyeler, ne tamirhaneler, sayesinde bu kışlalar, bu lojmanların harcında taş taşımış herkes. Hah diyorsunuz, işte bana bu lazım. Herkes çekilince usulca sokuluyorsunuz Albay’a. Yanından ayrılırken eline bıraktığınız ufacık not kağıdı var. Ne mi yazıyor içinde? “ 5 büyük, 3 küçük pencere, 1 kapı, bir de yazı tahtası”.
Köye bir dönüyorsunuz ki mektep binası baştanbaşa sıvanmış, merdivenler yıkanmış, sulandırılmış toprakla her yer cilalanmış . Daha ona sevinmeye kalmadan iki gün sonra bir atlı arabayla pencereler, kapılar gelmiyor mu?! Hem yanında iki sandalye bir masa, iki de gemici feneri ile. Gazyağını bile unutmamış yollamışlar. Var ya, dünyalar sizin oluyor, dünyalar..!! Siz böylesine gayret ederken köylü durur mu? Bir güzel de kireç badanası yapılıyor okula. Artık ekmeksiz köyün o köstebek tümseği gibi zavallı evlerinin içinde pırıl pırıl parlayan bir bembeyaz okulu var!
O gün,işte o gün... Karar veriyorsunuz : “Eğer bu insanları bu perişan halden kurtarırsam, eğer yüzlerini güleç tutar, onları ümitlerle hayata bağlarsam... Bu Sıtmabükü günün birinde altın başaklı tarlalar, yemyeşil bostanlarla donanır mı? Bu köyde ölmüş bir çamur yığını değil, asil bir mayadan yoğrulmuş, uyandırılmaya muhtaç bir insan hazinesi var. Burada ben, açlığa, çoraklığa, bataklığa, sahipsizliğe rağmen toprağını bırakmayan, ona yapışan, yenilen, fakat geri çekilmeyen insanların arasında bir savaş cephesindeyim.”
Okulun açıldığı gün, köyün çocukları geliyor. Öylesine yabaniler ki, utanmaktan bahçe kapısına bile yanaşmıyorlar. Zorlamıyorsunuz onları. Gülümseyerek bekliyorsunuz. Sonunda içlerinden biri, ufacık tefecik bir kız çocuğu alacalı entarisini dalgalandırarak geliyor yanınıza. Bahar çiçeği gibi tazecik. Onunla birlikte öteki çocuklar da cesaret buluyorlar. Sıralanıyorlar mektepteki üç beş sıraya.
Kaldırıyorsunuz birer birer. İsimlerini söylemeleri lazım. Fakat o da ne? Çocukların hiç biri soyadlarını bilmiyor. ! Soyadlarını bilmiyorlar yahu, soy adlarını.! Allahtan akıl edip tüm haneleri tek tek dolaşıp liste tutmuşsunuz, bakıyorsunuz önünüzdeki listeye, tek tek öğretiyorsunuz, “Oğlum senin soyadın Sungurlu. Söyle bakayım...” “Ben Gülizar. Hidayet’in bebesiyim.” “Ha kızım, senin adın Gülizar Alanlı. Tekrarla bakayım...”
Adım adım oluyor herşey. Muhtar, komşu köylerden söğüt soymaları buluyor çatıyı devşirmek için. Siz gidip Toprak Mahsulleri ofisinin bahçesinde yere atılmış kiremitleri istiyorsunuz Müdür’den. E bir de Su İşleri Müdürlüğü’nden kamyon. Onların taşınması bile başlı başına iş. Okul soğuk çünkü. Her çocuk kolunun altına bir tezek sıkıştırıp geliyor ki ısınabilsinler. Çatı yapılmadan kış dayandı mı vay halinize...Çocuklar o tezeği taşımasın diye bir çare ararken İmam yetişiyor imdada. İmam hakkı, muhtar hakkı gibi, bu sefer de tezek vergisi kesiyorlar köylüye. Çocuğu olsun olmasın, herkes bir tezek verecek.
Okul tamam. Sıra geldi Sıtmabükü’ne. Gencecik, idealist bir Kaymakam var. Onunla tanışmanız herşeyin dönüm noktası. Öncelikle bir doktor yolluyor köye. Şu sıtma işi bir çözülmeli. Demeye kalmadan Devlet Su İşleri’nden memurlar geliyor. Aman ne büyük olay, herkes ayakta, yürekleri ağzında.
Ve mucize başlıyor.! Diyor ki o gencecik mühendisler, “Sen haklısın hoca, batalık fos, altında gürül gürül su kaynıyor. İnsan burasını sanki kendi yüzünü jiletle traş edermiş gibi kısa zamanda parlatır. Toprak bir kez meydana çıkınca da Sıtmabükü yokolur, olur sana Keklikpınarı. Sonra getirdiği altını kürekle karıştırırsınız.”
Anadolu’nun en berbat , en ölmüş köyünde , en fakir insanları arasında bir köy öğretmensiniz ama ümitler içindesiniz artık. Gönlünüz ferah. Keltepe ile Polatlı pazarı arasından başka dünyaları olmayan bu insanlara ufukların sınırlarını açmak, yarın açacakları kapıların anahtarlarını vermek sizin göreviniz.
Okulda gençlere akşam kursları, yaşlılara özel dersler, tüm köyün çocukları öğrenciniz artık. Bir Köy Odası açıyorsunuz ahali toplanıp muhabbet edebilsin diye. Hareketleniyor köy, canlanıyor, güçleniyor, özgüveni artıyor günden güne. Biliyorlar ki Sıtmabükü denen canavar yenilebilir. Mümkün yani kaderlerini değiştirmek.
Ve değişiyor da. O üstünde yeşil sineklerin uçtuğu sarı bataklığın ortasından billur bir akıntının özgürce süzülmesi ile başlıyor değişim. Bir ekskavatör kepçesi yetiyor onu yenip yoketmeye.
Sulanan topraklar yeşeriyor, kadastrodan memurlar gelip köylüye toprakları dağıtıyor, Şeker Şirketi’nden mühendisler gelip pancar ekimini anlatıyorlar. O kıraç, o ölü topraklarda yumruk yumruk şeker pancarları büyüyor. İlk yıl için ekme, sürme hep şirketten. İlerde hesaptan düşülecek bunlar.Öyle de bir nimet ki bu pancar, 1.000 dönüm bereketli toprak 4.000 ton ürün veriyor. İlk avansı da elden getirmişler üstelik. Trink para. Hayatında mı görmüş Keltepe’liler onca kaymeyi bir arada... Bayram var, bayram..!! Bununla da bitmiyor üstelik, bir de şeker primi varmış ödenecek. Hem de parasız. Vagonlar yüküyle şeker. Hem de şahane bir adet var, şeker primi “kadınların” hakkı, ona erkekler dokunamaz.
Muhtar inanamıyor hala. “Efendi , bizi bir adam yerine koydular ki şaşarsın!”
Efendim o Keltepe, o ekmeksiz köy, oluyor size "Keklikpınarı". Artık bostanlar mı istersiniz, bağlar mı, 30.000 kavaklık köy korusu mu, kooperatifler mi, süthaneler mi, arı kovanları mı...
Asrın temposuna ayak uyduramamış, ama efendi bir millet onlar. Hem de dünyanın hazineleri üzerinde yaşıyorlar da farkında değiller. Ta ki... Bir tek kişi... Oraya ayak basana kadar... Hayatına küsmüş, yolun sonuna geldiğine inanmış bir emekli öğretmen, cennetin kapılarını açıyor onlara. Havada , kökünden kopmuş, kendine yabancılaşmış bir aydın değil o. Çamura batmışken bile elindeki bayrağı havada tutabilen biri.
Okuyanlar anlamıştır. Tanımayanlara bilgi vereyim, Şevket Süreyya Aydemir’in “Toprak Uyanırsa” kitabı. Ağlaya ağlaya okudum. Burnumu çeke , çeke. Metroda, parkta, AVM’lerde, hiç utanmadan gözyaşlarımı akıta akıta okudum.
Ülkemin bu bereketli toprakları uyuyor diye ağladım. Toprak uyandığında olacak mucizelere tanık olduğum için ağladım. “Ben tek başıma ne yapabilirim ki?” zihniyetinin nasıl yolumuzu tıkadığını bir kez daha fark ettiğim için ağladım. Çoğu yerde mutluluktan ağladım. Şahane bir film izler gibi. Kimi zaman sadece ekmeğe muhtaç olmak da değil, “erdemler” konusunda bir çoğumuzun kendimizi o Keltepe sığırları gibi açlıktan toprağı yalıyor gibi hissettiğimizi düşündüm.
Sonra dedim ki, Sıtmabükü bataklığı ile Keklikpınarı cenneti arasındaki fark, incecik, ipincecik bir çizgi. Adına da “bakış açısı “ diyoruz. Tıpkı umutla umutsuzluk arasındaki sınır gibi. Ayağın bir taraftayken elinde karamsarlık var, diğerinde iyimserlik ve emek var. Bu kadar yalın, bu derece basit.
Ne zaman kendimi umutsuz hissetsem “Sıtmabükü’nün bataklığı fos Bige.” diyeceğim kendime. “Altında billur gibi su çağlıyor."
O köy öğretmenini umutsuzluktan umut tarafına geçiren ilham bir yudum lezzetli su olmuş.
Sen... bir bak etrafına, tertemiz bakışlı bir oğlan çocuğu, sana evladım diye hitap eden hiç tanımadığın bir teyze, elindeki ağır poşeti taşımana yardım eden pazarcı kardeş, bahçedeki kediyi besleyen komşun, caddede ezilen martıyı kucaklayan adam, bastonlu annene tüm trafiği durdurup yol veren kamyon şoförü, apartman görevlisinin dünya tatlısı afacan oğlu, hepsi, hepsi birer ferah yudum su olsun aksın taa içine...
Ununu elemiş duvarına asmış, ama yine de konfor alanından çıkıp memleketine hizmet için çabalayan bir emekli öğretmen kadar olamayacaksan seni mutsuz eden hiç bir şey hakkında şikayet etme hakkına sahip değilsin.
“Sen” harekete geçmeden, sen farkı yaratmaya başlamadan değişmeyecek hiç bir şey. Keklikpınarı’na ulaşmanın yolu buradan geçiyor.
Ama önce inanacaksın.
“Sıtmabükü fos.”
“Altında dünyanın en güzel suyu çağlıyor “
Anlayacağın, beklediğin mucize Sıtmabükü’nün içinde.
Bige Güven Kızılay 09.07.2018
submitted by Ektaynot to kopyamakarna [link] [comments]


2020.05.08 19:52 LoeaGalaxy Tactic Force artık SABOTAJ!

Tactic Force artık SABOTAJ!
-Bilgi ben Tactic Force yetkilisi değilim.Sadece bir oyuncuyum
-Kronolojik olarak Tactic Forcenin gelişimini paylaştığım bölümdeki bütün fotoğraflar Tactic Force aittir.

27 Ağustos 2018 de duyuruldu ama üzerinde çalışılmasına daha önceden başlanmıştı. Dünyada insanlar tarafından sıkça oynanan oyunlarında yapıldığı yeni ve modern oyun motoru Unreal Engine 4 ile yapıldı. Hes Games tarafından geliştirirmektedir.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Üstte oyunu bilmeyenler hakkında kısaca bilgiler verdim. Şimdi kronolojik sırayla Tactic Forcenin gelişimini anlatacağım ve sonra yorumlarımı yapacağım. Sizi de buraya bekliyorum
Tactic Force duyurulduktan sonra çok büyük bir kitle oyunu merakla bekledi. Tactic Force sosyal medya sayfalarından oyunla alakalı bol bol görseller ve bilgiler paylaştı. Oyunu bekleyen kitle büyümeye başlamıştı ve Tactic Force kapalı beta başvurularının 10 Şubat 2019 Saat 12 de açılacağını duyurdu. Kapalı beta başvuruları başlamıştı ve oyuncular başvurulara adeta akın etti. Bu Tactic Force yi şaşırtmıştı çünkü daha tanıtım bile yapmamışlardı sadece sosyal medya hesaplarından bilgiler paylaşıyorlardı.Başvurular 28 Şubat da sona erdi ve sonra oyun tarafından şöyle bir post paylaşıldı:

![img](7197ewi1bkx41 " Merhabalar, bildiğiniz üzere Kapalı Beta Test Başvurularını bu gece sonlandırdık. Şu 18 günlük kısa sürede bile bu kadar çok başvuru gelmesi, yaptığımız işin aslına ne kadar doğru olduğunu bize kanıtlar nitelikte oldu ^ Kayıtların kapanmasıyla birlikte hızlıca değerlendirmelere başlıyoruz fakat tahminlerimizin çok üstünde başvuru aldığımızı bilmenizi isteriz. Bunun neticesinde değerlendirme sürecimiz tahmin ettiğimizden uzun sürecek gibi görünüyor. Hafta içinde yayınlamayı planladığımız soru cevap videosunda da bu konuyla alakalı gelişmelere yer vereceğiz. ")
İlginiz ve desteğiniz için hepinize çok teşekkür ederiz. =) Sayenizde artık daha da hevesliyiz!
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu posttan tam 29 gün sonra 30 mart 2019 da Kapalı beta testlerine seçilenlerin belli olduğuna dair bir post paylaşıldı:
![img](4f03y8znbkx41 " Tüm başvuruları tek tek inceledik, Kapalı Beta Katılımcılarının değerlendirilmesi nihayet tamamlandı. E-postaların gönderimi bir kaç gün sürecek gibi görünüyor ^ Henüz katılımcı olmadığınıza dair bir e-posta almadıysanız, KBT katılımcısı olma şansınız hayli yüksek! Süreçte gösterdiğiniz sabır, anlayış ve destek için teşekkür ederiz. ")
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bundan sonra en önemli paylaşılan post şuydu
Bu postun altına binlerce yorum geldi. Bazı oyuncularda minimum sistem özellikleri hayal kırıklığı yaratmıştı bazı oyuncular ise memnuniyetle karşıladı.
(Bence gereken sistem özellikleri gayet uygundu.)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bundan sonra kapalı beta oyuncularının yaptığı yorumlara ve önerilere göre Tactic Forcenin gelişimi devam etti. Oyun yetkililerine göre artık oyunun Stres testine girme vakti gelmişti ve 8 Temmuz 2019 da şu post paylaşıldı.
Erken Erişim kayıtları 13 Temmuz saat 12:00'de başlıyor! Hemen arkadaşlarını yoruma etiketle, herkesin bu güzel olaydan haberdar olmasını sağla =) Tactic Force'a desteğini göster! ;) 13 Temmuz'da saat 12:00'de www.tacticforce.com'da görüşürüz!
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu testlerden sonra oyun hızla geliştirilmeye devam etti ve belirli tarihlerde Stres Testleri yaptı. Yapılan Stres Testlerinden sonra oyun testlerde çıkan hataları ve sorunları çözmek için belirli bir süre kapalıydı ve açık beta için hazırlık yapıyordu. Sonra oyundan 15 Ağustos 2019 da şu post geldi
Duyduk duymadık demeyin! Tactic Force 30 Ağustos'ta tüm kullanıcılar için Açık Beta'ya geçiyor.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(Oyunun gelişimini size kronolojik bir şekilde anlattım.)
Oyun açık betaya kadar çok iyi bir oyuncu kitlesiyle giderken açık beta da ve sonrasında çok oyuncu kaybetti. Oyunun reklamını yapmaya daha başlamamışlardı acaba ondan mıydı yoksa reklamlarını yapamadılar mı? Oyuncularla beklenilen iletişime mi geçilemedi. Bunlar düşünülür tartışılır ama Tactic Force böyle olduğunu düşünmüş olmalı ki
1 Gün Önce (7 Mayıs 2020 de ) Bu postu paylaştı:
https://preview.redd.it/wokyysi6hkx41.png?width=676&format=png&auto=webp&s=d31a07f27344025dc7beff0156811b7fd2933ca4
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Tactic Force bundan sonra artık SABOTAJ ismiyle devam edecek. Sanki Tactic Force ismi daha iyi gibiydi ama hayırlısı olsun. Oyunu HES GAMES geliştirmeye devam edecek. Yorumlarınızı bekliyorum
submitted by LoeaGalaxy to u/LoeaGalaxy [link] [comments]


2020.03.14 13:52 sum-poopins Bir Yalan Haber Sitesi ve Medyanın 'Güvenli Su Listesi' Yalanı

Geçen seferki post'um burada güzel geri dönüş almıştı. Bu sefer yine benzer ama farklı bir konuda bir paylaşımla karşınızdayım. Yazı boyunca karşınıza çıkacak şeylerin, subreddit'in formatına uygun olduğunu düşünüyorum.
Su firmalarını belli kriterlere göre sıralayan aşağıdaki listeyi bir kısmınız görmüştür. Görmediyseniz bile haberlerde duymuşsunuzdur. Haber sitelerinin, gazetelerin ve kanalların pek sevdiği ve tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği bu liste, ne kadar doğrudur? Bir bilimselliği var mıdır? İşte bu soruları araştırmaya başladığımda, kendimi çok garip bir alemin içinde buldum. Sizi de, kendimle beraber bu kara deliğe çekeceğim.
https://i.imgur.com/X5DcKTJ.png
Olaya başlamadan önce, listenin kaynağı olan “Gıda Güvenliği Hareketi” sitesini şöyle bir inceleyelim.
https://i.imgur.com/LejgZT2.png
Sitenin ana sayfasından alınan bu görüntüde, ilk olarak birkaç şey insanın dikkatini çekiyor.
Birinci olarak, ortada paylaşılmış çocuklu resim çok ucuz ve kötü bir propaganda parçasıdır. Bitkiler ile insanlar çok ayrı metabolizmaya sahiptir. Eğer benzer metabolizmaya sahip olsaydık bile, insanların sadece suyla yaşaması gerektiğini düşünmek çok abes kaçacaktır. Bu yüzden, bu parça, İngilizcede bu aralar popüler olan bir deyimle bir “boomer meme” olmaktan öteye gidemiyor. Yani yaşlı ve yanlış bilgiler saçan kişilerin bir Facebook paylaşımından başka bir şey değil.
İkinci olarak, Gıda Güvenliği Hareketi sitesi, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Atom Enerjim Kurumu, ABD İlaç ve Yiyecek Dairesi (FDA) ve Avrupa Yiyecek Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) hepsinin şeytana doğrudan bağlı yapılar olduğunu iddia ediyor. Bunun ne kadar abes ve saçma olduğunu açıklama gerek bile yok. Gıda Güvenliği Hareketi, bütün iddialarına rağmen bilimsellikten ve hatta genelgeçer mantıktan tamamen uzak bir yol izliyor. Gerçeklikle bir bağlantısı olmayan komplo teorileri yayarak, insanların var olan kurumlara güvencini sarsmayı amaçlıyor.
https://i.imgur.com/v61Bcnp.png
Üçüncü olarak, sitede aşı karşıtlığının savunulduğu görülüyor. Linke tıklanılınca, birkaç Youtube videosu ortaya çıkıyor. Bu videolarda, aşıların “etkisiz, gereksiz ve tehlikeli” olduğu söyleniyor. “Kanseri iyileştiren kolay ve doğal yöntemler” denilen şeylerden bahsediliyor (böyle şeyler yoktur ve bunu denemek, bu yolu izleyenlerin ölümüne yol açmıştır. Örn. Steve Jobs önlenebilir bir kanseri, tıp yerine doğal yöntemlerle tedavi etmeye çalıştığı için ölmüştür).
https://i.imgur.com/0XsGgXg.png
Sitede biraz daha gezinince, aşı karşıtı başka yazılar ortaya çıkıyor. Aşıyı savunan insanları pharma troll, yani ilaç firması trolü olmakla suçluyorlar ve bilimsel bir kanıt sunamayacaklarını iddia ediyorlar. Gezinmeye devam edildiğinde, ünlü “aşılar otizme yol açıyor” iddiasını savundukları da görülüyor.
https://i.imgur.com/lkUpqaf.png
Şunu baştan kesinleştirelim: aşı karşıtlığının bilimsel hiçbir dayanağı yoktur. Aşıların etkileri ve oldukça güvenli oldukları bilimsel olarak defalarca gösterilmiştir. Aşılar hakkında yanlış bilinen kimi gerçekleri öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Aşıların otizme yol açtığı iddiasını bir inceleyelim. Bu, 1998’de Lancet’ta Dr. Andrew Wakefield’ın yayımladığı bir makaleye dayanıyor. Aşılar ve otizm hakkında bir ilişki olduğunu ileri süren bu makale tartışma yaratmıştır. Makalenin istatistiksel bir dayanağı yoktur, bilimsel bir çalışmada temel yeri olan kontrol grubu yoktur, doğrudan ölçümler yerine insanların hafızalarına güvenmektedir ve vardığı sonuçlar istatistiksel olarak geçersizdir. Ancak bu makale kimi gruplar tarafından popülerleştirilmiş ve çok ilgi çekmiştir. Hem bunun etkisiyle hem de bilimsel olarak geçerliliğini sınamak için, bilimde kullanılan klasik bir yöntem izlenmiştir: bilim insanları, deney sonucunu tekrarlamaya çalışmışlardır. Ancak defalarca ve orijinal makaledekinden çok daha iyi yöntemlerle denemelerine rağmen, deney sonuçları hiçbir seferinde tekrarlanamamıştır.
Aşıların etkililiği ise çok fazla farklı açılardan kanıtlanabilir fakat sadece şu sayıları vermek bile yetecektir.
Aşı karşıtlığının verdiği zararlara gelecek olursak, 2000’de aşılar sayesinde bu hastalıklar silindi denmesine rağmen, aşı karşıtlığı yüzünden kimi salgın hastalıklar tekrar çıkmaya başlamıştır.
https://i.imgur.com/5NxKOEd.png
https://i.imgur.com/Eb4CXzW.jpg
Kısacası, Gıda Güvenliği Hareketi, aşı karşıtlığı gibi bir yalan bilgiyi yıllardır sürekli olarak yayıyor ve insanlara “sağlığınızı düşünüyoruz” adı altında zarar veriyor. Bu gibi yalan bilgilerin yayılması ve kaçınılmaz olarak insanlara zarar vermesinde, bu tarz kişilerin ve sitelerin çok büyük bir sorumluluğu vardır.
Dördüncü olarak, sitede başka yalan haber örnekleri de mevcut. Örneğin şu haberi inceleyelim.
https://i.imgur.com/1M6JBTr.png
Forklorofenuron kimyasalı, 2. kategori bir karsinojendir. Yani, insanlarda kanser yapmasından şüphe duyulmaktadır. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın bildirdiğine göre, haberde söylenilenin aksine, herhangi bir nörotoksisite göstermemektedir. 2017’de bir bilimsel literatür taraması bu söylenilenle aynı sonuca varmıştır. Yani, Gıda Güvenliği Hareketi bir kez daha yalan haber yaymaktadır.
İnsanlarda kanser yaptığından şüphe duyulsa da, bugüne kadar yapılan hiçbir bilimsel çalışma, forklorofenuron kimyasalının insanlarda kanser yaptığını gösterememiştir. Başka bir deyişle, bilimsel otoriteler tarafından bu kimyasal hakkındaki çalışmalar sürdürülse bile, Gıda Güvenliği Hareketi’nin iddia ettiği gibi kanser yaptığı gösterilmiş bir şey değildir. Hareket, bu tarz bir haberi paylaşarak, yalan bilgi yaymaktadır. Bilimsel süreç kanıt bazlı hareket eder ve şüphelenilen her duruma “kesin öyleymiş gibi” yaklaşılmaz. Ancak Hareket, bunu önemsememekte ve kendi yalanlarını yaymak için, bir kez daha bilimsel otoriteye olan güveni sarsmaya çalışmaktadır. “Resmi raporlara göre sağlıklı olduğu iddiası” lafının kullanılması bile bunu göstermektedir. Kurumların, bilimselliğe dayanan direktiflerini sadece iddia diye sunarken, kendi desteksiz ve hatta bilimsellikle çatışan anlatısını mutlak doğruymuş gibi sunmaktadır.
Bu haberin Sabah Gazetesi’nden alıntılandığı ve aynı zamanda onların da mesuliyet altında olduğunu da belirtmek gerekir.
Beşinci olarak, sitenin profesyonellikten uzak olduğu hemen fark edilmektedir. Birinci maddede verilen örnek, sayısız yalan haber, site tasarımı, sık sık karşılaşılan yazım hatalarının yanısıra, şu tarz paylaşımlar da yapılmaktadır. Burada kullanılan dil aşırı derecede yönlendiridicir ve paylaşılan şey herhangi bir haber niteliği taşımamakta, sadece bir tepki içermektedir. Bilimsel bir şekilde davrandığını iddia eden veya habersel bir değer sahip olduğunu iddia eden bir grup için, böyle bir davranış tamamen uyumsuzdur.
https://i.imgur.com/YJONfCf.png
TÜRKİYE AMBALAJLI SU RAPORU
Yukarıdan görüleceği üzere, Gıda Hareket’inin sitesi hiç de güven saçan bir yer değil. Hatta tam tersine, insanlara zarar verecek ve salgın hastalıkların tekrar ortaya çıkarak ölümlere yol açmasına katkı yapacak bir yol izliyor. İnsanların dünyadaki ve Türkiye’deki kurumlara güvenini, doğru düzgün bir kanıt göstermeden, kendi amaçlarına ulaşmak için zedelemeye çalışıyor. Yeri geldiğinde bunu şeytana bile bağlıyor.
Peki gel gelelim, Türkiye’deki medyanın ve insanların çok ilgisini çeken Türkiye Ambalajlı Su Raporu’na.
Rapora ulaşmak için tıklandığında, bir kitap reklamı yapıldığını görüyoruz. Bu kendi başına bile, siteye olan güveni azaltmaya yetmelidir çünkü işin arkasında, siteyi kuranların ticari bir amaç güttüğünü göstermektedir. Yani kendi fikirlerini pazarlamaktadırlar ve çıkar çatışması olduğu için, sundukları bilgiye daha bile şüpheli yaklaşmak gerekmektedir. Sitenin mevcut formatıyla beraber düşünüldüğünde, bu şüphe katlarca artmaktadır.
https://i.imgur.com/bv6d8RN.png
Sonunda ünlü tabloya bakıyoruz. Tablo, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı laboratuvar analizlerinden toplanan verilerle oluşturulmuştur veya en azından böyle olduğu iddia edilmektedir. Bu analizlerin sayı, ruhsat veya protokol numaraları verilmiştir. Sudaki maddeler, olması gereken ve olmaması gereken diye iki tabloya ayrılmıştır. Bunlar ilk bakışta düzgün görünen şeyler. Ancak tabloda ‘Suyun Toplam Puanı’ diye bir şey olduğu görülmektedir. Buradaki puanlama, herhangi bir bilimsel bilgiye dayandırılmamaktadır ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin belirlediği keyfi bir standarda göre yapılmaktadır. Zira böyle bir puan sistemi olması da düşünülemez çünkü her bir kimyasalın yararı veya zararı, özellikle zararı, kendi içinde değerlendirilmelidir.
https://i.imgur.com/w7U4Bhm.png
Bu tabloda sunulan verileri daha çok araştırınca, karşımıza şöyle bir durum çıkmaktadır.
Bahsi geçen analizler, T.C. Tüketici Güvenliği ve Halk Sağlığı Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından yapılmaktadır. Bu dairenin dediğine göre, “Kamu kurum-kuruluşları veya firmalar veya şahıslar tarafından getirilen” örnekler belli bir ücret karşılığında analiz edilmektedir. Ancak daha önce bahsettiğim gibi, analizi yaptıran kişiler bu sonuçları paylaşmadığı sürece onlara ulaşamıyoruz ve çoğu da paylaşmıyor. Bu yüzden bu tabloda bahsedilen verilerin ne kadar doğru olduğu hakkında bir şüphe var.
Ancak buna rağmen, kimi raporlara ulaşılabiliyor. Örneğin, ilk beşteki Atlantis markası, 05.09.2018 tarihli raporu kendisi paylaşmıştır ve tabloda verilen değerlerle uyuşmaktadır (unutmayın, puanlar tamamen ayrı bir mesele). Öte yandan, yine ilk beşteki Fuska Su’yun kendi sitesinde paylaştığı raporlardaki protokol numarası ile Gıda Hareketi’nin verdiği protokol numarası uyuşmamaktadır.
Gıda Güvenliği Hareketi’nin kendisi, veri toplama hakkında şunları söylemiştir.
“Türkiye’de su analiz verilerini toplamanın hayli zor olduğunu belirten Gıda Hareketi yetkilileri, Sağlık Bakanlığı ve su firmalarının veri erişimine izin vermediği belirtiyor. Bu yüzden bazı veriler hayli eksik, bazı firmalar verilerini Gıda Hareketi’ne düzenli gönderirken, bazıları ise ne sitelerinde yayınlıyor, ne de Gıda Hareketi’nin ısrarlı isteğine rağmen vermeye yanaşmıyor.”
Yani Gıda Hareketi’nin bu verileri toplamasının tek yolu, firmaların bu verileri kendilerinin açıklaması veya başka kişiler tarafından bu suların test için yollanması oluyor. Testlerin maliyetinin birkaç bin lira olduğu düşünülürse, bu ihtimal daha zayıf kalıyor. Bu yüzden, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı analizler prosedüre uygun olsa bile, firmalar yollayacakları örnekleri kendileri seçerek sonuçlarla oynama yapıyor olabilirler. Bu şekilde bu listede üst sıralara çıkmaya çalışıyor olabilirler.
Yani burada verilen değerlerin en azından kimilerinin kağıt üzerinde doğru olduğu kabul edilebilir fakat bir kısmının da firmaların açıklamalarıyla uyuşmadığı görülüyor. Bunların dışında da, oldukça ciddi sorunlar mevcut. Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada şunları söylemiştir.
”Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi adıyla faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşunun hazırladığı “Ambalajlı Su Raporundaki” haksız iddialara ilişkin olarak bazı hususların açıklanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu rapor Bakanlığımızca da incelenmiş; verilerin kaynağı, analiz metodu, analizi yapanların yetkinliği, laboratuvar koşulları vb. değerlendirildiğinde raporun bilimsel bir dayanaktan yoksun olduğu görülmüştür. Bilimselliği tartışmalı bir rapora dayanılarak haksız yere kamuoyunda infial uyandırmaya çalışmak etik bir davranış değildir.
İçme-kullanma sularının takibini düzenleyen mevzuatımız Avrupa Birliği standartlarında usul ve esaslar içermektedir Avrupa Birliği ülkelerinde ne uygulanıyorsa ülkemizde de uygulanan mevzuat aynıdır. Su dolum tesisleri, Halk Sağlığı Müdürlüklerimizce ve Bakanlığımız merkez teşkilatınca düzenli olarak denetlenmekte alınan numunelerde hem mikrobiyolojik hem de kimyasal olmak üzere toplam 56 parametrenin analizi yapılmaktadır. Analizler Ulusal Referans Laboratuvarı olan THSK Tüketici Güvenliği Laboratuvarlarında ve yetkilendirilmiş Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılmaktadır.
Yapılan denetimlerde geçici aksaklık tespit edilen firmalara uygunsuzlukların neler olduğu anlatılmakta ve aksaklıklarını gidermeleri için 1 hafta süre verilmektedir. Firmalar bu eksikliklerini giderdiği zaman Halk Sağlığı Müdürlüklerimize müracaat etmekte, yapılan denetimlerde ve analizlerde eksikliklerini giderdiği anlaşılan firmalar yeniden su üretimine başlamaktadır. Tespit edilen uygunsuzluk düzeltilemeyecek boyutta ise firmanın faaliyetine izin verilmemektedir.”
Sağlık Bakanlığı, kendi laboratuvarlarında yapılan analizlerle oluşturulan bu rapora neden bilim dışı diyor? Bunun birkaç sebebi olabilir.
Bu maddeler içinden birinci madde, gösterildiği üzere doğrudur. Kendi başına bile bu raporu geçersiz kılacak kadar güçlüdür. İkinci maddedeki şüphe, oldukça yerinde bir şüphedir ve Gıda Hareketi’nin diğer konulardaki ekstrem derecede bilim dışı ve hatta bilim karşıtı tutumu, bilerek yalan haber yayması, aynı zamanda ticari çıkar çatışması olduğu düşünülürse, ikinci maddenin de bu açıklamaya katkı yaptığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Değinilmesi gereken diğer bir nokta, bakanlığın kendisinin de bahsettiği gibi, bu firmalara düzenli olarak denetlemeler yapıldığıdır. Bu denetlemelerin doğasının, raporda bahsi geçen analizlerden daha güvenli olacağını varsaymak doğrudur. Örneğin, şirketlerin örnek için yolladığı suda oynama yapmaları, bu rutin denetimlerde önlenecektir. Bu denetimlerin verilerini Sağlık Bakanlığı halkla paylaşmamaktadır fakat denetimi geçemeyen firmalar yaptırımlara uğramaktadır. Bunun dışında, zaman zaman, belli firmaların uygunsuzluklarına dikkat çekmektedirler.
İLKLERDEKİ FİRMALARLA İLGİLİ SORULAR
Ticari kaygı ve çıkar çatışmasından bahsetmişken, ilk sıralardaki firmalara da bir bakmak gerekiyor. Yazı itibariyle en son yayımlanmış listedeki (04.07.2019) ilk beşte yer alan firmalar sırayla şöyledir: Buzdağı, Beyyab, Fuska, Atlantis, Sultan.
Sağlık Bakanlığı’nın İzinli Ambalajlı Sular Listesi‘ne (3.10.2019) bakıldığında, raporda ikinci sırada olan Beyyab’ın (Osmanlıca’da su demek) bir izni olmadığı görülüyor. T.C. devletinin sağladığı internet hizmetiyle, firmaların ünvanları sorgulandığında, Beyyab Su bu kayıtlarda da görünmemektedir.
Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı, damacana suda uygunsuz bulunan firmalara ve bayilere baktığımızda, raporda ilk sırada bulunan Buzdağı’nı ve beşinci sıradaki Sultan’ı listede görüyoruz. Buzdağı Su’yun genel müdürü, Yeni Şafak’a verdiği bir ilanla bu listeye katılmalarına karşı çıkmıştı. Başka diğer haber sitelerine de benzer demeçler verdi.
MEDYANIN SORUMSUZLUĞU
Gerek rapor hakkında, gerekse rapor dışında söyledikleri şeyler ‘Gıda Güvenliği Hareketi’ni oldukça güvenilmez bir bilgi kaynağı kılıyor.
Bütün bunlar göz önüne alındığında, medyanın bu yanlış yönlendirici ve topluma zararlı raporu paylaşması büyük bir sorumsuzluk ve ‘yalan haber’ örneği haline geliyor. Pek çok küçük sitenin yanısıra, bu raporu yayımlayanhaber kaynakları arasında CNN Türk, Sözcü, Hürriyet, Sputnik News, T24, Posta, Vatan gibi büyük isimler de yer alıyor.
Öte yandan, çok nadiren de olsa böyle bir haber paylaşmamış bir haber kaynağı bulunabiliyor. Örneğin, Aydınlık Gazetesi’nde böyle bir haber görülmüyor ve tam tersine, aşağıdaki gibi bir haber yayımladığı ortaya çıkıyor.
Kaynak suyu ve mineralli suların Avrupa mevzuatları ile uyumlu olduğunu, suda denetimin ise Sağlık Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Artık, gıda hakkında dolayısı ile su hakkında da uzmanlığı bulunmayan insanların, bilimsellik dışı yorumlara dayanarak öne sürdükleri fikirlerin etik olmadığını ve toplumu yanlış yönlendirdiğini söyledi.
Artık, konuşmasında Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Derneği tarafından hazırlanan “Ambalajlı Su Raporunu” da konuşmasında değerlendirdi. Raporda bilimsel olmayan değerlendirme ve veriler olduğunu vurgulayan Artık, derneğin kanun gereği resmi denetleyici ve düzenleyici kuruluş olan Sağlık Bakanlığı’nı yok farz ederek, etik olmayan bir davranış sergilediğini belirtti. Artık, güncelleme yapıldığı iddiasıyla yıl içinde birkaç kez tekrar yayınlanan raporun tüketiciyi yanılttığını ve kaygılandırdığını da dile getirdi.
Sonuç olarak, Gıda Güvenliği Hareketi, uzmanlık iddia ettiği alanda topluma zarar verecek bir seviyede yetersiz kalıyor ve niyetleri hakkında soru işaretleri oluşuyor. Yayımladıkları “bilgiler” çok tepki, yani ilgi çektiği için, medyanın çok büyük bir kısmı bu oyuna ortak oluyor ve insanları yanlış bilgilendirmekten kâr ediyorlar.
submitted by sum-poopins to svihs [link] [comments]


2019.11.19 23:10 fragmanlife Azize Oyunculari Karakterleri ve Kadrosu (Tum Oyuncular)

Azize Oyuncuları Karakterleri ve Kadrosu (Tüm Oyuncular) Süreç Filmin yeni dizisi Azize 19 Kasım Salı günü itibari ile Kanal D ekranlarında yer alacak. Azize dizisi çekimleri 30 eylül 2019 itibari ile İstanbul’da başlamıştı.
Azize Dizisi Yapımcısı Yönetmeni ve Senaristi
Süreç Film’in 19 ekim de Kanal D ekranlarında izleyicisi karşısına çıkaracağı yeni dizisi Azize’nin başrol oyuncuları belli oldu. 2019 2020 yeni sezonuna Kuzey Yıldızı ve Sevgili Geçmiş dizileri ile başlayan Süreç Film Azize dizisi için son olarak Halka dizisinde yer alan Hande Erçel ve Kızım dizisinde yer alan Buğra Gülsoy ile anlaşmaya vardı. Buğra Gülsoy Azize dizisinde Kartal Hande Erçel ise Azize karakterine hayat verecek. Azize dizisinin senaristleri ise Başar Başaran, Meryem Gültabak ve Emre Özdur olacak.
Eylül ayı sonunda çekimlerine başlanacak Azize dizisinin yönetmen koltuğunda ise son olarak Halka ve Savaşçı gibi dizilerin de yönetmenliğini üstlenen başarılı yönetmen Volkan Kocatürk oturacak.
Azize Dizisi Konusu
Azize dizisinde Azize’nin intikam ve aşk hikayesi izleyicisi karşısına çıkarılacak. Alpanlar ailesi Türkiye’nin önde gelen mafya ailelerinden biridir. Azize’nin ailesi de bizzat Alpanlar ailesinin eli ile dağılmıştır. Babasına yapılan zulümlerde Azize daha küçücük bir çocuk olarak her şeyin canlı şahididir. Gerçek ismi Melek olan Azize şimdilerde büyümüş ve serpilmiştir. Azize’yi hayata bağlayan tek şey kardeşidir. Kardeşi için ayakta durmayı başarmış Azize aslında intikamını da unutmuştur ama Alpanlar bir kez daha yıllar sonra kardeşine Yiğit’e de dokunmaya kalkar. Kardeşinin başına gelenlerden sonra yemin eden Azize kenisine bu acıları yaşatan Alpan ailesinden intikam alacaktır. Artık tek bir amacı var hayatta, ailesinin intikamını almak.
Alpan ailesinin içine girmek için harekete geçen Azize Alpanların oğlu Kartal’a aşık olacak. Kardeşine verdiği intikam sözü ve aşkı arasında kalan Azize bakalım aşkı mı seçecek yoksa intikamımı ?
Azize Dizisi Oyuncuları Buğra Gülsoy (Kartal Alphan) Buğra Gülsoy’un tam adı Behiç Buğra Gülsoy’dur. 22 Şubat 1982 Ankara doğumlu yakışıklı oyuncu artık 37 yaşındadır. Çok küçük yaşlarda Ankara’da tiyatrolarda yer alan ve yeteneğini fark edilen mimar olmak isteyince Kıbrıs’a Mimarlık eğitimi almak için gitmiştir. Üniversitede okurken bir yandan da çok sevdiği tiyatroya devam eden Buğra Gülsoy Kıbrıs Devlet Tiyatrosunda yer alma başarısı göstermiş; hatta Kıbrıs’da tiyatro ve sineme sektörünü canlandırmak için dernek bile kurmuştur.
İlk olarak oyuncu arkadaşı Burcu Kara ile 2011 de 1 yıllık kısa bir evlilik yaşayan yakışıklı oyuncu 2018 de ise Nilüfer Gürbüz ile evlenmiş ve mutlu bir yuva kurmuştur. Buğra Gülsoy yapımcı ve oyuncu Mahsun Kırmızıgül tarafından fark edilmiş ve Güneşi Gördüm filminde yer verilmiştir. Bu filmde hayat verdiği Berat karakteri ile filme renk katan Buğra Gülsoy çok sevilmiş ve oyunculukta ki kritik virajı aşmıştır. Daha sonra Fatma Gülün Suçu Ne? dizisinde hayat verdiği Vural karakteri ile dünyanın da tanıdığı bir isim olmayı başarmıştır. Aşk Yeniden dizisinde hayat verdiği Fatih Şekercizade ile Türkiye’de de artık çok sevilen biri isim olmuştur. Son dönemde 8. Gün dizisinde yer ala Buğra Gülsoy dizinin tutmaması ile hayal kırıklığı yaşasa da Tv8’de yayınlanan ve baş rolünde yer aldığı Kızım dizisi başarıyı yakalamıştır.
Kartal yakışıklı, sorumluluk sahibi mert ve yürekli bir adamdır. Babasının mafya olduğunun farkındadır; ancak onun tek amacı ailesini korumaktır. Kartal ailesini korumak için bazen babasının veliahtı gibi davranmasını da bilir. Her ne kadar Alpan ailesinin bir üyesi olsa da yufka yüreklidir. Azize’ye olan aşkı Kartal’ın en büyük zaafıdır.
Hande Erçel (Azize Günay) 24 Kasım 1993 de öğretmenler gününde Balıkesir doğan Hande Erçel 26 yaşının içindedir. Son dönemde yaptırdığı estetik ameliyatlar ile önce çok tepki çekse de sonradan çok beğeni alan Hande Erçel üniversite eğitimini Mimar Sinan Üniversitesinde Güzel Sanatlar bölümünde almıştır. Hande Erçel yurt dışında oyunculuk dersleri alarak kendini geliştirmiştir. İlk olarak Azerbaycan’da güzellik yarışmasına katılan tescilli güzel ikincilik kazanmış ve Çılgın Dershane Üniversitede filminden teklif almıştır. Filmde güzelliği ile Türk izleyicisinin beğenisini kazanan Hande Erçel daha sonra Güneşin Kızları dizisinde Selin Yılmaz karakteri ile gençlerin sevgi ve ilgisini yakalamıştır. Hande Erçel ilk büyük yükselişini ise bir yaz dizisi olan Aşk Laftan Anlamaz dizisinde hayat verdiği Hayat karkateri ile yaşamıştır. Daha sonra Siyah İnci dizisinin tutmaması ile bir hayal kırıklığı yaşan Hande Erçek daha sonra Halka dizisinde yer alsa da bu dizisi de tutmamıştır; ancak ünlü şarkıcı Murat Dalkılıç ile sevgili olan Hande Erçel popülerliğini korumayı başarmıştır.
Anne ve babasını Alpanların ailesine yaptığı saldırıda kaybeden Azize koca hayatta kardeşi Mert ile baş başa kalır. Ailesinin canice katledilmesini izleyen Melek intikamını kalbine gömer ve isim değiştirerek yeni bir hayata başlar. Azize ismi ile kurduğu hayatta mutludur ancak şimdi de Alpanlar yıllar sonra kardeşi Mert’e zarar verir. Azize intikam yemini eder ama Alpanlara hiç benzemeyen Alpan’ların yakışıklı oğlu Kartal’a aşık olur. Şimdi Azize amacına ulaşmak için bir de kendisi ile mücadele edecektir.
Tugay Mercan (Okan) 1982 İstanbul doğumlu olan deneyimli oyuncu Tugay Mercan Haliç Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunudur. Oyunculuğa ilk olarak tiyatro ile başlayan Tugay Mercan Bakırköy Tiyatrosunda çalışmıştır. Suskunlar dizisinde hayat verdiği Zeki karakteri tanınan Tugay Mercan Muhteşem Yüzyıl Kösem ve Asla Vazgeçmem gibi çok büyük projelerde de önemli roller de yer almıştır. 2018 de ise Tv8’in Kızım dizisi kadrosunda yer alarak büyük çıkış yakalamıştır.
Okan Azize’nin babasının yakın arkadaşıdır. Azize’nin babası baş komiseriken Okan’da onun yardımcısıdır. Şehit düşen amirinin arkasından yetimlerine sahip çıkar ama Azize büyüdükten sonra Azize’ye aşık olmaktan kendini alamaz.
Mustafa Yıldıran (Balkan Alpan) Nisan 1980 de doğan Mustafa Yıldıran 39 yaşındadır. Mustafa Yıldıran Dokuz Eylül Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunudur. 70 Kg olan Mustafa Yıldıran 178 cm uzunluğundadır. İlk olarak Filinta dizisi ile tanınan Mustafa Yıldıran Uğur Yıldıran’ın da abisidir.
Balkan Kartal’ın abisi Alpan ailesinin de büyük oğludur. Azize’nin babasını da Alpan acımasızca öldürmüştür. Bir polisi öldürmekten uzun yıllar hapis yatmıştır. ,Gençliği hapiste geçen yıllar sonra hapisten çıkmıştır ve şimdiki amacı Karakaya ailesinin de başına geçmektir.
Başak Daşman (Yıldız Alpan) Başak Daşman son olarak Payitaht Abdulhamid dizisi kadrosuna Şivenaz Hatun karakteri ile dahil olmuş ve performansı ile çok büyük beğeni toplamıştır. 1981 yılında İstanbul doğan Başak Daşman 37 yaşındadır. Yüz Yüze ve Rüzgarın Kalbi dizileri ile ilk çıkışını yaşayan Başak Daşman asıl yükselişini ise Kara Ekmek dizisi ile yaşamıştır. Sadece oyuncu olarak dizi ve sinema piyasasında yapımcı ve yönetmen kimliği ile de tanınmaktadır.
Yıldız büyük bir aile olan Karakaya ailesinin kızıdır aynı zaman da Balkan’ın da karısıdır.
Çetin Sarıkartal (İskender Alpan) Çetin Sarıkartal son olarak Çukur dizisinde Paşa karakterine hayat vermiş ve çok sevilmiştir. Çetin Sarıkartal 1959 Ankara doğumludur ve Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunudur. 60 yaşında olan Çetin Sarıkartal Türkiye’nin önemli tiyatrocularından biridir. Bir çok tiyatro oyununda yer almıştır.
İskender Alpan ailesinin babası yer altı dünyasının da en güçlü mafya babalarından biridir. İstanbul’da nam salmayı başarmıştır ve tüm İstanbul’u kontrol etmek istemektedir.
Selen Öztürk (Tuna Alpan) Selen Öztürk 1980 İzmir doğumludur ve 49 yaşındadır. Hacettepe Üniversitesi Tiyatro eğitimi alan Selen Öztürk uzun yıllar tiyatro da çalıştı ve büyük bir deneyim kazandı. 2011 de Muhteşem Yüzyıl kadrosunda yer alan Selen Öztürk büyük beğeni kazanmıştır. Daha sonra Benim Adım Gültepe ve Çilek dizilerinde de yer alan Selen Öztürk son olarak Payitaht Abdulhamid dizisi kadrosunda Seniha Sultan rolü ile yer almış ve 2019 da ayrılmıştır.
Tuna Kartal’ın halası ve İskender’in de otoriter kız kardeşidir. Alpan ailesinin iç işlerinden sorunlu olan Tuna’nın hayatta ki tek amacı başkasına anne diyen öz oğluna kavuşabilmektir.
Ufuk Şen (Hasan Alpan) Ufuk Şen denilince akla Küçük Gelin dizisi gelmektedir. 1980 de Bursa da doğan yakışıklı oyuncu Ufuk Şen Selçuk Üniversitesi’nde oyunculuk bölümü mezunudur. İlk olarak Tek Türkiye dizisi ile kendini gösteren Ufuk Şen Şefkat Tepe dizisinden sonra Küçük Gelin dizisinde hayat verdiği Devran karakteri ile çok sevilmiştir. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde Kudret olarak yer almıştır.
İskender’in sağ kolu olan Hasan Alpan ailenin silah gücünün başındadır. Ölen Hasan’ın oğludur. Karısı Gül’ü çok sevmekte ve değer vermektedir.
Zeynep Kızıltan (Gül Kızıltan) Zeynep Kızıltan denilince akıllara Cesur ve Güzel dizisinde hayat verdiği Hülya karakteri gelmektedir. Daha önce bir çok dizi de yer alan Zeynep Kızıltan daha sonra da Diriliş Ertuğrul gibi bir efsanesinde oynayınca artık ismi bilinen bir kadın oyuncu olmuştur. Zeynep Kızıltan 1985 Ankara doğumludur ve 34 yaşının içindedir. Hacettepe Üniversitesi tiyatro mezunudur.
Gül Hasan’ın eşidir. Kaynanası Aynur’la birlikte müştemilatta ki mutfak işlerine bakar. Aynur ile Gül pek anlaşamazlar, aralarında tatlı bir çekişme vardır. Gül’ün oğlu muhtemelen Balkan’dan olmadır; Balkan ile Gül’ün yıllar önce bir yasak ilişkisi olmuş sonrasında da gül Hasan ile evlendirilmiştir. Askerde ki oğlan Balkan’ın oğludur.
Efekan Can (Kuzey Alpan) Efekan Can Ufak Tefek Cinayetler dizisinde Serhan’ın gençliğini oynaması ile ünlendi. Efekan Can 1994 yılında Bilecik de dünyaya gelmiştir ve 25 yaşındadır. Bilecik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunun olan Efekan Can İstanbul Üniversitesinde yüksek lisansını eğitimini bitirmiştir. Atölye Craft’ta oyunculuk eğitimi alan Efekan Can yakışıklılığı ile dikkat çekmiştir. Sporu çok seven ve sporla birlikte solist olarak da hayatını kazanan Efakan Can gitar ve piyanoda çalmaktadır.
Kuzey Yıldız ve Balkan’ın oğludur. Hem İskender’in tek veliahtı hemde Barbaros Karakaya’nın tek torunudur. Babası Balkan’dan nefret etmektedir. Hassas bir gençtir.
Ece Miray Okur (Selin Alpan) Selin Yıldız ve Balkan’ın kızıdır. Abisi Kuzey’i ve amcası Kartal’ı çok sevmektedir. Akıllı bir kızdır. Babası ile hiç bir bağı yoktur; hapisteyken hiç görüşmemiştir.
Asuman Çakır (Aynur Alpan) Asuman Çakır 1964 Antalya Doğumludur ve 55 yaşındadır. İstanbul Belediye Tiyatrosu Konservatuvarında oyunculuğu seven ve eğitim alan Asuman Çakır Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun olmuştur. Son olarak Erkenci Kuş dizisinde Aysun karakteri ile yer almıştır. Daha önce Unutma Beni ve Ötesiz İnsanlar gibi dizilerin kadrosunda yer almış bir tiyatrocudur.
Aynur İskender’in ölen abisi Hasan’ın eşidir. İskender’in sağ kolu Hasan’ın da annesidir. Müştemilattaki işlerin ve mutfağın başındadır.
Ceylan Batı (Ceyda Alpan) Ceyda İskender’in son çocuğudur. Zorbazorların oğlu ile nişanlı olsa da Orhan’a aşıktır. Bu durum babası ile arasını açacaktır.
Galip Erdal (Cevat Zorbazor) Galip Erdal hem tiyatro ve dizi oyuncusu aynı zamanda da çok önemli bir seslendirmendir. 1966 da Adada’da doğan yetenekli oyuncu 53 yaşındadır. Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro mezunu olan Galip Erdal Trabzon da Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü yapmıitır. Özellikle Kurtlar Vadisi dizisi ile tanınan Galip Erdal mafya dizilerinin bir çoğunda er almıştır. Son olarak Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi kadrosunda da yer almıştır.
Cevat da İstanbul’un büyük mafyalarından biridir. İstanbul’da onu tanımayan yoktur.
Duygu Sarışın (Asya) Duygu Sarışın denilince akla tabi ki sevgilisi Çağatay Ulusoy gelmekte. 24 Kasım 1987 de İzmir’de doğan Duygu Sarışın 32 yaşındadır. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi oyunculuk bölümü mezunu olan güzel oyuncu oyunculuk deneyimini ise İzmir Devlet Tiyatrosunda kazanmıştır. 2017 yılına damga vuran Duygu Sarışın Ufak Tefek Cinayetler dizisinde hayat verdiği Burcu karakteri ile Türkiye’nin tanınan isimlerinden biri olmuştur. 1.70 boyunda ve 56 kilo olan Duygu Sarışın 2011 yılında Cennetin Sırları dizisi ile televizyona geçmiştir.
Asya Gündoğan Mafya ailelerinin içindeki tek kadın liderdir. Mafya liderlerinden en genci olan Asya Kartal ile çok samimidir. Kartal Asya’yı kendine yakın hisseder ve Asya’nın kendini anladığını düşünür ancak Asya Azize ve Kartal aşkının önündeki en önemli engeldir.
Taha Baran Özbek Taha Baran Özbek bizim hayatımıza Bir Litre Gözyaşı dizisi ile girdi ve sevildi. Daha sonra Dip isimli internet dizisinde ve Bizim Hikaye dizisi kadrosunda da yer alan Taha Baran Özbek yakışıklılığı ile dikkat çeken bir genç oyuncudur.
Gül ve Balkan’ın oğlu. Babasını Hasan olarak bilmektedir. Askerdedir.
Cenk Kangöz (Osman TARVAN) Cenk Kangöz 1974 yılında İstanbul’da hayata gözlerini açmıştır ve 45 yaşının içindedir. Daha önce Kurtlar Vadisi Pusu, Fatmagül’ün Suçu Ne? ve Medcezir gibi dizilerin kadrosunda yer alan Cenk Kangöz son yıllarda ise Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz ve Diriliş Ertuğrul dizisilerinde yer alarak büyük başarı göstermiştir. Cenk Kangöz son olarak 2018 de Vurgun dizisi kadrosunda yer almış ve Hiram karakterine hayat vermiştir ama dizisi tutmamıştır.
Osman kiloları ile başı dertte ilen önce midesine kelepçe taktırmış sonra da Londra’da saç ektirmiş bir mafya babasıdır. Masa da bürokratik işler Osman’dan sorulur. Çözemeyeceği iş; bulamayacağı adam yoktur. Yabancı istihbaret servisleri ile de çalışır. Osman’ın İskender Alpan’a vicdan borcu vardır. Osman her şeye rağmen gizlice Barbaros Karakaya’ya da çalışmaktadır. Çünkü Barbaros, Osman’ı sırrıyla tehdit etmektedir.
Mustafa Avkıran (Barbaros) Mustafa Avkıran denilince akıllara Yeni Gelin dizisi gelmektedir. 1963 Gaziantep doğumlu olan Mustafa Avkıran Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunudur. İlk olarak İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda çalışan Mustafa Avkıran sayısız sinema filmi ve tiyatro oyununda yer almıştır. 56 yaşında olan Mustafa Avkıran’ı eski izleyiciler Kınalı Kar dizisi ile tanır.
Barbaros Karakaya Yıldız’ın babası Balkan’ın da kayın babasıdır. Koltuk sevdasına kızı Yıldız’ı Balkan’ın önüne yem olarak atmıştır ve kızının mutsuz olacağını bile bile sırf İskender Alpan’a akraba olabilmek için evlendirmiştir. Torunlarını çok sever ama her şeyden çok parayı ve gücü sever. Kötü kalpli bir adamdır.
Orhan Kılıç (Adnan) Orhan Kılıç son olarak Diriliş Ertuğrul dizisinde Atsız Bey olarak yer almıştır. 1974 de gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Orhan Kılıç 45 yaşındadır. Berlinde oyunculuk dersleri alan Orhan Kılıç Elveda Rumeli dizisi ile Türkiye’de ismini duyurmuştur. Özellikle baş rolünde yer aldığı Kara Kutu dizisi en çok tanındığı projedir ama tutmamıştır.
Bardar ailesinin reisi olan Adnan Tuna Alphan’ın eski gizli sevgilisidir. Güçlü ve korkusuz bir adamdır Adnan. Önemli bir mafya babasıdır masa da o da vardır.
Serkan Altıntaş (Yaman) Serkan Altıntaş 1983 İstanbul doğumludur. Haliç Üniversitesinde Tiyatro eğitimi alan Serkan Altıntaş 36 yaşındadır. Karadayı dizisi ile ilk kez ismini duyurmayı başaran Serkan Altıntaş Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisinde de çok büyük ustalar ile çalışma şansı bulmuş ve kendini geliştirmiştir. Son olarak Kalbimde ki Deniz dizisi kadrosunda yer alan Serkan Altıntaş dizi de Serdem karakteri ile büyük bir çıkış yakalamıştır.
Yaman Kartal’ın yakın koruması ve en iyi dostudur. Ceyda’dan hoşlanan Yaman aşkını itiraf etmek istemez bu aşkı Kartal’a ihanet sayar.
Fahri Öztezcan Fahri Öztezcan 1980 Bilecik doğumludur ve 39 yaşındadır. Eskişehir Anadolu Üniversitende İşletme eğitimi alan oyuncu Ayla Algan’dan oyunculuk eğitimi almıştır. Yunus Emre dizisi ile ünlenen Fahri Öztezcan 2017 de Diriliş Ertuğrul dizisinde yer almıştır. 2018 de ise Sen Anlat Karadeniz ve Bir Mucize Olsun dizilerinde oynamıştır.
Azize’nin babası Mehmet 2001 de başkomiser iken Alpanlar’a düzenlenen bir operasyonda şehit edilmiştir.
Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Çocuk Fragman Güvercin Fragman Ferhat İle Şirin Fragman Sevgili Geçmiş Fragman Aşk Ağlatır Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.11.19 22:42 fragmanlife Ask Aglatir Dizisi Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri

Aşk Ağlatır Dizisi Oyuncuları Kadrosu ve Karakterleri Aşk Ağlatır dizisi çekimleri 23 temmuz salı günü başladı. Ekip ilk bölüm çekimleri için çok heyecanlı. Aşk Ağlatır dizisi eylül ayına yetiştirilecek ve sezona ilk başlayan dizilerden biri olacak. Aşk Ağlatır dizisinin yönetmenliğini ise Gökçen Usta üstlenecek.
Aşk Ağlatır dizisi MF Yapım tarafından Show TV için Japon dizisi Love That Makes You Cry’dan Yelda Erdoğan tarafından uyarlanacak. Aşk Ağlatır adlı dizinin senaryosuna senarist Tayfun Güneyer uyarlarken dizisinin eylül 2019 da Show Tv ekranlarında yayında olmasını bekleniyor.
Aşk Ağlatır dizisi çekimlerş Balıkesir’in çok hoş bir köyünde başladı. Diziyi izleyen bir çok izleyici bu butik köyü çok sevecek. Aşk Ağlatır dizisi nerede çekiliyor? Hangi Köyde detaylar için tıklayınız nerede Çekiliyor?
Aşk Ağlatır dizisinin uyarlandığı Love That Makes You Cry dizisi 2016 da 10 bölüm yayınlanan ama 10 bölümü ile Japonya’da çok konuşulmuş ve sevilmiş bir dizi.
Aşk Ağlatır Dizisi Konusu
Aşk Ağlatır dizisinde köyde dedesinin yanında yaşarken İstanbul’a daha iyi bir yaşam mücadelesi için gelen bir genç ve bu gencin İstanbul’da tanıştığı aynı kaderi paylaşan iki arkadaşı ile İstanbul’da bambaşka hayatlara ve aşklara yelken açması anlatılacak.
Erkek başrol oyuncusu kendinden büyük ve eşinden boşanmak üzere olan bir kadınla evliymiş gibi yaşayacak; kadın oldukça zengin ama mutluluğu eşinde bulamamış; ama eşinden de vazgeçemez ve gece de eşinin yanına döner.
Diğer kadın başrol oyuncusu ise annesi babası ölmüş koruyucu aile tarafından büyütülmüş ve şuanda yaşlı ama zengin bir adam ile evlendirilmek istenen bir kız olacak.
Aşk Ağlatır Dizisi Oyuncuları Deniz Can Aktaş (Yusuf) Deniz Can Aktaş 28 Temmuz 1993 de İzmir’de dünyaya gelen ve piskopat rolleri ile tanınan yakışıklı oyuncudur. 26 yaşında olan Deniz Can Aktaş aslen Kastamonu’nun güzel ilçesi İneboluludur. Piri Reis Üniversitesi Gemi Makineleri ve İşletme Mühendisliği eğitimi alsa da daha sonra konservatuvar ve oyunculuk da okumuştur. 1.83 cm boyu ile oldukça fit görüntüsü olan Deniz Can Aktaş ilk olarak Tatlı Küçük Yalancılar dizisinde rol alsa da Hayat Bazen Tatlıdır dizisinde hayat verdiği Ronaldo Burak karakteri ile ünlenmeye başlamıştır.
Daha sonra Nerdesin Birader dizisinde yer alan Deniz Can Aktaş 2019 da ise Avlu dizisinde Kudret Karakterinin oğlu Alp olarak yer almış ve Türkiye’de tanına oyunculardan biri haline gelmiştir.
Yusuf 20’li yaşlarda yakışıklı ve zeki bir gençtir. Uşak Ulubeyli olan Yusuf parasını kas gücü gerektiren işler yaparak kazanmış güçlü bir genç. Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden Yusuf kırılgan ve zarif bir adam olmuş. İnsanlar onu üzdüğü için doğayı ve hayvanları daha çok seviyor. Yusuf için verilen sözde durmak hayatta ki en önemli şeydir; Dedesi Hikmet’ten böyle öğrenmiştir. Aslında yaşama sevincini kaybeden Yusuf Ada’ya aşık olur ve tekrar yaşama sevincini kazanır. Ada onu içine düştüğü karanlıktan çıkarır.
Ada’nın dayısı Bekir tarafından istemediği bir adam ile zorla evlendirilmesine karşı çıkan Yusuf Ada’yı ikna ederek İstanbul’a kaçırmıştır. İstanbul ie Ada ile aralarında sürekli duvarlar örmüştür. Yusuf İstanbul’un çilesine rağmen ümidini kaybetmemiş ve zor günler geçirse de bir gün her şeyi değiştirebileceğini inanan umut dolu bir adamdır.
Hafsanur Sancaktutan (Ada) – Meryem Hafsanur Sancaktutan daha 19 yaşında çok genç bir sinema oyuncusudur. 20 Mart 2000 de dünyaya gelen Hafsanur Sancaktutan balık burcudur ve İstanbul doğumludur. Hafsanur Sancaktutan ilk oyunculuk deneyimini Servet dizisi ile yaşamış ve güzelliği ile çok beğenilmiştir. Hafsanur Sancaktutan son olarak ise Gülperi dizisinde Fidan karakteri ile yer almış ve dizi de artık başrollerde yer alabileceğini ispat etmiştir.
Ada 19 yaşında güzeller güzeli, hayat dolu bir kız. Daha 6 yaşındayken annesini kaybetmiş; zaten babasını hiç tanımamış bile. Dayısı İsmail ve yengesi Üftade büyütmüş Ada’yı. Dayısı yaptığı yarım yamalak iyilikleri her gün yüzünü vurmuş; ama Ada hem tutucu kasabaya hemde dayısı ve yengesine rağmen hayallerinden ve tutkularından vazgeçmemiş. Çalışkan, merhametli, kin tutmayan bir yapısı olan Ada, Yusuf’u içine düştüğü karanlıktan kurtarabilecek kadar da çevresini dönüştürme gücüne sahip bir kız.
Ada taşrada Meryem olarak yaşamış ancak dayısının zorla vermek istediği Mustafa isimli yaşlı bir adamdan kaçarak İstanbul’a gelmiştir. Ada’nın köyde tanıştığı İstanbul’lu Yusuf onu köyden kaçırmış ama İstanbul’da bir birlerini bulmaları biraz zor olmuştur. Ada İstanbul’un tüm zorlukları ile tek başına savaşsa da yaşama sevincini ve inancını kaybetmemiş güzeller güzeli ve akıllı bir kızdır. Vicdanı ile aşkı arasında kalan Ada her şeye rağmen aşkı Yusuf’un peşini bırakmayacak aşkına sahip çıkacaktır. Ada kaderine karşı çıkacak ve aşkının peşinden gidecektir.
Yağızcan Konyalı (Rüzgâr) Yağız Can Konyalı 20 Eylül 1991 Konya doğumludur ve 28 yaşındadır. Mimar Sinan Üniversitesinde Tiyatro eğitimi alan Yağız Can Konyalı 2006 yılında İlk Aşk filminde ilk oyunculuk deneyimini yaşamıştır. Takım: Mahalle Aşkına filmi ile Altın Portakalda jüri özel ödülü alan Yağız Can Konyalı Televizyonda ilk dizi deneyimini ise Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisi ile yaşamıştır. Yağız Can Konyalı’nın izleyiciler tarafından tanınması Adı Mutluluk dizisinde hayat verdiği Zeki karakteri ile olmuştur. Yağız Can Konyalı’nın ünlü olduğu ve binlerce hayrana ulaştığı dizi ise Bizim Hikaye dizisinde Rahmet karakteri ile olmuştur.
20’li yaşlarından başında olan Rüzgar yakışıklı, havalı ve zengin bir çocuk. Rüzgar’ın babası Ada’nın çalıştığı bakım evinin sahibi. Dışarıdan bakan Rüzgar için sorumsuz zengin bebesi diyebilir ama özünde iyi niyetli ve yardım sever biri. İstanbul’a okumak için gelmiş ama baba parası yemek zevkli gelmiş. Her şeye rağmen Rüzgar özünü kaybetmemiş ve adaletli olmayı önemseyen biri. Rüzgar’ın en büyük zaafı ise babası.
Deniz Altan (Çiçek Ekmeksiz) Deniz Altan 1994 İstanbul doğumludur ve 25 yaşındadır. Öyle Bir Geçer Zaman ki ile Hayat Şarkısı dizilerinde yer alan Deniz Altan 2018 de Görevimiz Tatil isimli sinema filminde rol almıştır. Sadri Alışık Akademisinde oyunculuk eğitimlerini tamamlamıştır. Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Çocuk Fragman Güvercin Fragman Ferhat İle Şirin Fragman Sevgili Geçmiş Fragman Aşk Ağlatır Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.11.19 22:35 fragmanlife İncir Agaci Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri (Tum Oyuncular)

İncir Agaci Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri (Tum Oyuncular) Süreç Filmin yeni dizisi Azize 19 Kasım Salı günü itibari ile Kanal D ekranlarında yer alacak. Azize dizisi çekimleri 30 eylül 2019 itibari ile İstanbul’da başlamıştı.
Azize Dizisi Yapımcısı Yönetmeni ve Senaristi
Süreç Film’in 19 ekim de Kanal D ekranlarında izleyicisi karşısına çıkaracağı yeni dizisi Azize’nin başrol oyuncuları belli oldu. 2019 2020 yeni sezonuna Kuzey Yıldızı ve Sevgili Geçmiş dizileri ile başlayan Süreç Film Azize dizisi için son olarak Halka dizisinde yer alan Hande Erçel ve Kızım dizisinde yer alan Buğra Gülsoy ile anlaşmaya vardı. Buğra Gülsoy Azize dizisinde Kartal Hande Erçel ise Azize karakterine hayat verecek. Azize dizisinin senaristleri ise Başar Başaran, Meryem Gültabak ve Emre Özdur olacak.
Eylül ayı sonunda çekimlerine başlanacak Azize dizisinin yönetmen koltuğunda ise son olarak Halka ve Savaşçı gibi dizilerin de yönetmenliğini üstlenen başarılı yönetmen Volkan Kocatürk oturacak.
Azize Dizisi Konusu
Azize dizisinde Azize’nin intikam ve aşk hikayesi izleyicisi karşısına çıkarılacak. Alpanlar ailesi Türkiye’nin önde gelen mafya ailelerinden biridir. Azize’nin ailesi de bizzat Alpanlar ailesinin eli ile dağılmıştır. Babasına yapılan zulümlerde Azize daha küçücük bir çocuk olarak her şeyin canlı şahididir. Gerçek ismi Melek olan Azize şimdilerde büyümüş ve serpilmiştir. Azize’yi hayata bağlayan tek şey kardeşidir. Kardeşi için ayakta durmayı başarmış Azize aslında intikamını da unutmuştur ama Alpanlar bir kez daha yıllar sonra kardeşine Yiğit’e de dokunmaya kalkar. Kardeşinin başına gelenlerden sonra yemin eden Azize kenisine bu acıları yaşatan Alpan ailesinden intikam alacaktır. Artık tek bir amacı var hayatta, ailesinin intikamını almak.
Alpan ailesinin içine girmek için harekete geçen Azize Alpanların oğlu Kartal’a aşık olacak. Kardeşine verdiği intikam sözü ve aşkı arasında kalan Azize bakalım aşkı mı seçecek yoksa intikamımı ?
Azize Dizisi Oyuncuları Buğra Gülsoy (Kartal Alphan) Buğra Gülsoy’un tam adı Behiç Buğra Gülsoy’dur. 22 Şubat 1982 Ankara doğumlu yakışıklı oyuncu artık 37 yaşındadır. Çok küçük yaşlarda Ankara’da tiyatrolarda yer alan ve yeteneğini fark edilen mimar olmak isteyince Kıbrıs’a Mimarlık eğitimi almak için gitmiştir. Üniversitede okurken bir yandan da çok sevdiği tiyatroya devam eden Buğra Gülsoy Kıbrıs Devlet Tiyatrosunda yer alma başarısı göstermiş; hatta Kıbrıs’da tiyatro ve sineme sektörünü canlandırmak için dernek bile kurmuştur.
İlk olarak oyuncu arkadaşı Burcu Kara ile 2011 de 1 yıllık kısa bir evlilik yaşayan yakışıklı oyuncu 2018 de ise Nilüfer Gürbüz ile evlenmiş ve mutlu bir yuva kurmuştur. Buğra Gülsoy yapımcı ve oyuncu Mahsun Kırmızıgül tarafından fark edilmiş ve Güneşi Gördüm filminde yer verilmiştir. Bu filmde hayat verdiği Berat karakteri ile filme renk katan Buğra Gülsoy çok sevilmiş ve oyunculukta ki kritik virajı aşmıştır. Daha sonra Fatma Gülün Suçu Ne? dizisinde hayat verdiği Vural karakteri ile dünyanın da tanıdığı bir isim olmayı başarmıştır. Aşk Yeniden dizisinde hayat verdiği Fatih Şekercizade ile Türkiye’de de artık çok sevilen biri isim olmuştur. Son dönemde 8. Gün dizisinde yer ala Buğra Gülsoy dizinin tutmaması ile hayal kırıklığı yaşasa da Tv8’de yayınlanan ve baş rolünde yer aldığı Kızım dizisi başarıyı yakalamıştır.
Kartal yakışıklı, sorumluluk sahibi mert ve yürekli bir adamdır. Babasının mafya olduğunun farkındadır; ancak onun tek amacı ailesini korumaktır. Kartal ailesini korumak için bazen babasının veliahtı gibi davranmasını da bilir. Her ne kadar Alpan ailesinin bir üyesi olsa da yufka yüreklidir. Azize’ye olan aşkı Kartal’ın en büyük zaafıdır.
Hande Erçel (Azize Günay) 24 Kasım 1993 de öğretmenler gününde Balıkesir doğan Hande Erçel 26 yaşının içindedir. Son dönemde yaptırdığı estetik ameliyatlar ile önce çok tepki çekse de sonradan çok beğeni alan Hande Erçel üniversite eğitimini Mimar Sinan Üniversitesinde Güzel Sanatlar bölümünde almıştır. Hande Erçel yurt dışında oyunculuk dersleri alarak kendini geliştirmiştir. İlk olarak Azerbaycan’da güzellik yarışmasına katılan tescilli güzel ikincilik kazanmış ve Çılgın Dershane Üniversitede filminden teklif almıştır. Filmde güzelliği ile Türk izleyicisinin beğenisini kazanan Hande Erçel daha sonra Güneşin Kızları dizisinde Selin Yılmaz karakteri ile gençlerin sevgi ve ilgisini yakalamıştır. Hande Erçel ilk büyük yükselişini ise bir yaz dizisi olan Aşk Laftan Anlamaz dizisinde hayat verdiği Hayat karkateri ile yaşamıştır. Daha sonra Siyah İnci dizisinin tutmaması ile bir hayal kırıklığı yaşan Hande Erçek daha sonra Halka dizisinde yer alsa da bu dizisi de tutmamıştır; ancak ünlü şarkıcı Murat Dalkılıç ile sevgili olan Hande Erçel popülerliğini korumayı başarmıştır.
Anne ve babasını Alpanların ailesine yaptığı saldırıda kaybeden Azize koca hayatta kardeşi Mert ile baş başa kalır. Ailesinin canice katledilmesini izleyen Melek intikamını kalbine gömer ve isim değiştirerek yeni bir hayata başlar. Azize ismi ile kurduğu hayatta mutludur ancak şimdi de Alpanlar yıllar sonra kardeşi Mert’e zarar verir. Azize intikam yemini eder ama Alpanlara hiç benzemeyen Alpan’ların yakışıklı oğlu Kartal’a aşık olur. Şimdi Azize amacına ulaşmak için bir de kendisi ile mücadele edecektir.
Tugay Mercan (Okan) 1982 İstanbul doğumlu olan deneyimli oyuncu Tugay Mercan Haliç Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunudur. Oyunculuğa ilk olarak tiyatro ile başlayan Tugay Mercan Bakırköy Tiyatrosunda çalışmıştır. Suskunlar dizisinde hayat verdiği Zeki karakteri tanınan Tugay Mercan Muhteşem Yüzyıl Kösem ve Asla Vazgeçmem gibi çok büyük projelerde de önemli roller de yer almıştır. 2018 de ise Tv8’in Kızım dizisi kadrosunda yer alarak büyük çıkış yakalamıştır.
Okan Azize’nin babasının yakın arkadaşıdır. Azize’nin babası baş komiseriken Okan’da onun yardımcısıdır. Şehit düşen amirinin arkasından yetimlerine sahip çıkar ama Azize büyüdükten sonra Azize’ye aşık olmaktan kendini alamaz.
Mustafa Yıldıran (Balkan Alpan) Nisan 1980 de doğan Mustafa Yıldıran 39 yaşındadır. Mustafa Yıldıran Dokuz Eylül Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunudur. 70 Kg olan Mustafa Yıldıran 178 cm uzunluğundadır. İlk olarak Filinta dizisi ile tanınan Mustafa Yıldıran Uğur Yıldıran’ın da abisidir.
Balkan Kartal’ın abisi Alpan ailesinin de büyük oğludur. Azize’nin babasını da Alpan acımasızca öldürmüştür. Bir polisi öldürmekten uzun yıllar hapis yatmıştır. ,Gençliği hapiste geçen yıllar sonra hapisten çıkmıştır ve şimdiki amacı Karakaya ailesinin de başına geçmektir.
Başak Daşman (Yıldız Alpan) Başak Daşman son olarak Payitaht Abdulhamid dizisi kadrosuna Şivenaz Hatun karakteri ile dahil olmuş ve performansı ile çok büyük beğeni toplamıştır. 1981 yılında İstanbul doğan Başak Daşman 37 yaşındadır. Yüz Yüze ve Rüzgarın Kalbi dizileri ile ilk çıkışını yaşayan Başak Daşman asıl yükselişini ise Kara Ekmek dizisi ile yaşamıştır. Sadece oyuncu olarak dizi ve sinema piyasasında yapımcı ve yönetmen kimliği ile de tanınmaktadır.
Yıldız büyük bir aile olan Karakaya ailesinin kızıdır aynı zaman da Balkan’ın da karısıdır.
Çetin Sarıkartal (İskender Alpan) Çetin Sarıkartal son olarak Çukur dizisinde Paşa karakterine hayat vermiş ve çok sevilmiştir. Çetin Sarıkartal 1959 Ankara doğumludur ve Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunudur. 60 yaşında olan Çetin Sarıkartal Türkiye’nin önemli tiyatrocularından biridir. Bir çok tiyatro oyununda yer almıştır.
İskender Alpan ailesinin babası yer altı dünyasının da en güçlü mafya babalarından biridir. İstanbul’da nam salmayı başarmıştır ve tüm İstanbul’u kontrol etmek istemektedir.
Selen Öztürk (Tuna Alpan) Selen Öztürk 1980 İzmir doğumludur ve 49 yaşındadır. Hacettepe Üniversitesi Tiyatro eğitimi alan Selen Öztürk uzun yıllar tiyatro da çalıştı ve büyük bir deneyim kazandı. 2011 de Muhteşem Yüzyıl kadrosunda yer alan Selen Öztürk büyük beğeni kazanmıştır. Daha sonra Benim Adım Gültepe ve Çilek dizilerinde de yer alan Selen Öztürk son olarak Payitaht Abdulhamid dizisi kadrosunda Seniha Sultan rolü ile yer almış ve 2019 da ayrılmıştır.
Tuna Kartal’ın halası ve İskender’in de otoriter kız kardeşidir. Alpan ailesinin iç işlerinden sorunlu olan Tuna’nın hayatta ki tek amacı başkasına anne diyen öz oğluna kavuşabilmektir.
Ufuk Şen (Hasan Alpan) Ufuk Şen denilince akla Küçük Gelin dizisi gelmektedir. 1980 de Bursa da doğan yakışıklı oyuncu Ufuk Şen Selçuk Üniversitesi’nde oyunculuk bölümü mezunudur. İlk olarak Tek Türkiye dizisi ile kendini gösteren Ufuk Şen Şefkat Tepe dizisinden sonra Küçük Gelin dizisinde hayat verdiği Devran karakteri ile çok sevilmiştir. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde Kudret olarak yer almıştır.
İskender’in sağ kolu olan Hasan Alpan ailenin silah gücünün başındadır. Ölen Hasan’ın oğludur. Karısı Gül’ü çok sevmekte ve değer vermektedir.
Zeynep Kızıltan (Gül Kızıltan) Zeynep Kızıltan denilince akıllara Cesur ve Güzel dizisinde hayat verdiği Hülya karakteri gelmektedir. Daha önce bir çok dizi de yer alan Zeynep Kızıltan daha sonra da Diriliş Ertuğrul gibi bir efsanesinde oynayınca artık ismi bilinen bir kadın oyuncu olmuştur. Zeynep Kızıltan 1985 Ankara doğumludur ve 34 yaşının içindedir. Hacettepe Üniversitesi tiyatro mezunudur.
Gül Hasan’ın eşidir. Kaynanası Aynur’la birlikte müştemilatta ki mutfak işlerine bakar. Aynur ile Gül pek anlaşamazlar, aralarında tatlı bir çekişme vardır. Gül’ün oğlu muhtemelen Balkan’dan olmadır; Balkan ile Gül’ün yıllar önce bir yasak ilişkisi olmuş sonrasında da gül Hasan ile evlendirilmiştir. Askerde ki oğlan Balkan’ın oğludur.
Efekan Can (Kuzey Alpan) Efekan Can Ufak Tefek Cinayetler dizisinde Serhan’ın gençliğini oynaması ile ünlendi. Efekan Can 1994 yılında Bilecik de dünyaya gelmiştir ve 25 yaşındadır. Bilecik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezunun olan Efekan Can İstanbul Üniversitesinde yüksek lisansını eğitimini bitirmiştir. Atölye Craft’ta oyunculuk eğitimi alan Efekan Can yakışıklılığı ile dikkat çekmiştir. Sporu çok seven ve sporla birlikte solist olarak da hayatını kazanan Efakan Can gitar ve piyanoda çalmaktadır.
Kuzey Yıldız ve Balkan’ın oğludur. Hem İskender’in tek veliahtı hemde Barbaros Karakaya’nın tek torunudur. Babası Balkan’dan nefret etmektedir. Hassas bir gençtir.
Ece Miray Okur (Selin Alpan) Selin Yıldız ve Balkan’ın kızıdır. Abisi Kuzey’i ve amcası Kartal’ı çok sevmektedir. Akıllı bir kızdır. Babası ile hiç bir bağı yoktur; hapisteyken hiç görüşmemiştir.
Asuman Çakır (Aynur Alpan) Asuman Çakır 1964 Antalya Doğumludur ve 55 yaşındadır. İstanbul Belediye Tiyatrosu Konservatuvarında oyunculuğu seven ve eğitim alan Asuman Çakır Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun olmuştur. Son olarak Erkenci Kuş dizisinde Aysun karakteri ile yer almıştır. Daha önce Unutma Beni ve Ötesiz İnsanlar gibi dizilerin kadrosunda yer almış bir tiyatrocudur.
Aynur İskender’in ölen abisi Hasan’ın eşidir. İskender’in sağ kolu Hasan’ın da annesidir. Müştemilattaki işlerin ve mutfağın başındadır.
Ceylan Batı (Ceyda Alpan) Ceyda İskender’in son çocuğudur. Zorbazorların oğlu ile nişanlı olsa da Orhan’a aşıktır. Bu durum babası ile arasını açacaktır.
Galip Erdal (Cevat Zorbazor) Galip Erdal hem tiyatro ve dizi oyuncusu aynı zamanda da çok önemli bir seslendirmendir. 1966 da Adada’da doğan yetenekli oyuncu 53 yaşındadır. Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro mezunu olan Galip Erdal Trabzon da Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü yapmıitır. Özellikle Kurtlar Vadisi dizisi ile tanınan Galip Erdal mafya dizilerinin bir çoğunda er almıştır. Son olarak Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi kadrosunda da yer almıştır.
Cevat da İstanbul’un büyük mafyalarından biridir. İstanbul’da onu tanımayan yoktur.
Duygu Sarışın (Asya) Duygu Sarışın denilince akla tabi ki sevgilisi Çağatay Ulusoy gelmekte. 24 Kasım 1987 de İzmir’de doğan Duygu Sarışın 32 yaşındadır. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi oyunculuk bölümü mezunu olan güzel oyuncu oyunculuk deneyimini ise İzmir Devlet Tiyatrosunda kazanmıştır. 2017 yılına damga vuran Duygu Sarışın Ufak Tefek Cinayetler dizisinde hayat verdiği Burcu karakteri ile Türkiye’nin tanınan isimlerinden biri olmuştur. 1.70 boyunda ve 56 kilo olan Duygu Sarışın 2011 yılında Cennetin Sırları dizisi ile televizyona geçmiştir.
Asya Gündoğan Mafya ailelerinin içindeki tek kadın liderdir. Mafya liderlerinden en genci olan Asya Kartal ile çok samimidir. Kartal Asya’yı kendine yakın hisseder ve Asya’nın kendini anladığını düşünür ancak Asya Azize ve Kartal aşkının önündeki en önemli engeldir.
Taha Baran Özbek Taha Baran Özbek bizim hayatımıza Bir Litre Gözyaşı dizisi ile girdi ve sevildi. Daha sonra Dip isimli internet dizisinde ve Bizim Hikaye dizisi kadrosunda da yer alan Taha Baran Özbek yakışıklılığı ile dikkat çeken bir genç oyuncudur.
Gül ve Balkan’ın oğlu. Babasını Hasan olarak bilmektedir. Askerdedir.
Cenk Kangöz (Osman TARVAN) Cenk Kangöz 1974 yılında İstanbul’da hayata gözlerini açmıştır ve 45 yaşının içindedir. Daha önce Kurtlar Vadisi Pusu, Fatmagül’ün Suçu Ne? ve Medcezir gibi dizilerin kadrosunda yer alan Cenk Kangöz son yıllarda ise Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz ve Diriliş Ertuğrul dizisilerinde yer alarak büyük başarı göstermiştir. Cenk Kangöz son olarak 2018 de Vurgun dizisi kadrosunda yer almış ve Hiram karakterine hayat vermiştir ama dizisi tutmamıştır.
Osman kiloları ile başı dertte ilen önce midesine kelepçe taktırmış sonra da Londra’da saç ektirmiş bir mafya babasıdır. Masa da bürokratik işler Osman’dan sorulur. Çözemeyeceği iş; bulamayacağı adam yoktur. Yabancı istihbaret servisleri ile de çalışır. Osman’ın İskender Alpan’a vicdan borcu vardır. Osman her şeye rağmen gizlice Barbaros Karakaya’ya da çalışmaktadır. Çünkü Barbaros, Osman’ı sırrıyla tehdit etmektedir.
Mustafa Avkıran (Barbaros) Mustafa Avkıran denilince akıllara Yeni Gelin dizisi gelmektedir. 1963 Gaziantep doğumlu olan Mustafa Avkıran Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunudur. İlk olarak İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda çalışan Mustafa Avkıran sayısız sinema filmi ve tiyatro oyununda yer almıştır. 56 yaşında olan Mustafa Avkıran’ı eski izleyiciler Kınalı Kar dizisi ile tanır. Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Çocuk Fragman Güvercin Fragman Ferhat İle Şirin Fragman Sevgili Geçmiş Fragman Aşk Ağlatır Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.06.24 09:44 Haberekspresi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Hipokrat Andı töreni

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Hipokrat Andı töreni
https://preview.redd.it/k9yrhs22e9631.jpg?width=1200&format=pjpg&auto=webp&s=6606f8dd48ff6d4913748baaff6c8fe1afe9a987

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Hipokrat Andı töreni

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 2018-2019 akademik yılı mezuniyet töreni Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı Amfi Tiyatroda gerçekleştirildi. Düzenlenen törende ‘Hipokrat Andı’ ile mesleğe adım atan 396 genç hekim ve aileleri coşkuyu hep birlikte yaşadı.
Törene, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kutsal Turhan, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Funda Barlık Obuz, Kızılay Bornova Şube Başkanı Cemil Kurkut, 57. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Sebahattin Türker, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Gürgün, Başhekim Prof. Dr. Tuncay Göksel, dekan ve başhekim yardımcıları, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Törende mezun olan hekimlere seslenen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kutsal Turhan, tıp eğitiminin usta-çırak ilişkisi ile gerçekleştiğini belirterek ‘‘Usta kime denir dendiğinde; cevabı bellidir.‘Kendisini yetiştiren ustayı geçene ve kendisini geçecek ustalar yetiştirene usta denir.’ O yüzden bizim kendimize usta diyebilmemiz için sizlerin bizleri geçmesi gerekir. Sizleri bu inançla yetiştirip bugünlere getirdikleri için tüm hocalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sevgili genç arkadaşlarım; bu ülkenin aydın insanları olarak hepimizin sorumluluğu çok büyük. Bizler büyük önder Atatürk’ün bu ülkeyi emanet ettiği gençleriz. Onun dediği gibi, hepimiz için, ama özellikle de biz bilim insanları için hayatta gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. Yine Atatürk’ün dediği gibi; ‘Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar’ Elbette bunu söylemek ve buna inanmak önemlidir, ama asıl önemlisi bunun gereğini yapmaktır. Bunun gereği de her zaman, durmadan, yorulmadan çalışmaktır, okumaktır, üretmektir, sorgulamaktır, eleştirilmekten korkmamaktır, birey olabilmektir ve her zaman fikri hür vicdanı hür irfanı hür insanlar olmaktır ve öyle insanların yetişmesini sağlamaktır ’’ diye konuştu.
Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin eğitim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Turhan, ‘‘Sizler bir yandan mesleğinizde başarılı olmak için çok çalışırken, toplumsal sorunlarımıza, bölgemizdeki, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelere de duyarsız kalmayın. Bu ülkeyi çağdaş ve gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmak için gayret etmek en başta sizler gibi bu ülkenin geleceği olan aydın gençlerin görevidir. Sevginiz, umudunuz ve yaratıcılığınız hep sürsün. Sizleri çok seviyoruz. Yolunuz açık ve aydınlık olsun’’ şeklinde konuştu.
“Ege Üniversitesi artık bir marka olmuştur”
Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Gürgün ise “Bugün, burada bizlerin ve sizlerin gurur duyacağı birçok neden var. Türkiye’nin incisi İzmir’de, Ülkemizin en güzide üniversitelerinden birisi olan Ege Üniversitesi’nden mezun olmak büyük bir şans ve ayrıcalıktır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi bir markadır. Sizler 64 yıllık köklü bir geleneğin içinde yetişen en genç fidanlarımızsınız. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ailesini böylesine önemli ve değerli bir konuma getiren yöneticilerimize, sizleri yetiştiren tüm öğretim üyelerimize, sizin gibi başarılı evlatları fakültemize kazandıran değerli ailelerinize minnettarlığımızı ve teşekkürlerimizi sunuyorum. Sizleri de en içten dileklerimle kutluyorum’’ dedi.
EÜ Tıp Fakültesinin, Türkiye’nin kaliteli tıp eğitimi veren kurumlar arasına yerini aldığını belirten Prof. Dr. Gürgün ‘‘ Fakültemizin kalitesi ikinci kez onaylanarak 2023 yılına kadar da belgelendi. Tıp Eğitimimiz, yurt dışında da örnek model olarak bilinmektedir. Öyle ki bu yıl Azerbaycan Hükümeti, tıp eğitimimizin bir benzerinin ülkelerinde kurulması için Ege Üniversitesinden istekte bulunmuştur. Buna benzer projelerimiz de devam etmektedir, edecektir. Bu süreçte büyük bir özveri ile çalışan öğretim üyelerimize de ayrıca teşekkürlerimi borç bilirim” dedi.
“Sizler sadece hekim değilsiniz”
Genç hekimlere seslenen Prof. Dr. Cemil Gürgün şöyle konuştu: “İyi hekimlik adına bütün bu temel ögeleri kazandırdığımıza inandığımız sizleri artık iyi birer hekim olarak uğurluyoruz.Bu değerli mesleğe, yüce hekimlik mesleğine bugün, bu dakika ilk adımlarınızı atıyorsunuz. Vatan bayrağının dalgalandığı her yerde, mesleğinizi layıkıyla yapacağınızdan ve Ege Üniversitesinden mezun olmanın gururuyla bizleri en güzel şekilde temsil edeceğinizden hiç kuşkumuz yoktur. İşte Ege’li birer doktor olarak sizlere kazandırmaya çalıştığımız bu özellikleri tüm meslek yaşantınızda uygulayabilmenizi yürekten diliyoruz. Unutmayın. En mutlu insanlar, mutlaka her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip olduklarını en iyi şekilde kullananlardır’’ diye konuştu.
  1. Dönem Birincisi Dr. Güzide Kofalı da dönem arkadaşları adına tüm eğitim sürecini değerlendiren bir konuşma yaptı. Konuşmasında eğitim yaşamı süresine yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Kofalı sözlerini ‘‘ Eğer bir kez daha Tıp Fakültesi okuma şansım olsa yine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini tercih ederim’’ diyerek bitirdi.
Dekan Prof. Dr. Gürgün, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem birincisi Dr. Güzide Kofalı’ya, Prof. Dr. Turhan dönem ikincisi Dr. Kutay Durukan ’a ve Prof. Dr.Sibel Göksel ise dönem üçüncüsü Dr. Beyza Türe’ye plaket ve diplomalarını takdim etti.
Konuşmaların ardından diplomaları verilen öğrenciler, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Rüçhan Sertöz’ün eşiliğinde ‘Hipokrat Andını’ ederek meslek hayatlarına ilk adımlarını attılar.

haber

submitted by Haberekspresi to u/Haberekspresi [link] [comments]


2018.11.21 05:53 sessiz_ol DEEX Exchange Haberleri.

Merhaba Arkadaşlar ben Orhan. Bugün sizlere Deex Exchange'de bu hafta içinde hayata geçirilmiş veya hayata geçirilmesi beklenilen faaliyetler ile ilgili haberleri paylaşacağım. Biliyorsunuz ki bu hafta Deex için çok hareketli geçecek. Bildiğiniz üzere sıkça Deex veya Deex Exchange ile alakalı yazılar yazıyorum bu yazılarımda sizlere Deex tokeni ve Deex Exchange'yi anlatmaya çalışıyorum umarım bunda başarılı olmuşumdur. Bu süreç zarfında yazdığım bütün yazılarımda anladığıum kadarıyla anlatmaya ve Deexin bütün yönleriyle anlatmaya çalıştım. Bugünde sizlere Deex Exchangede bu hafta içerisinde oluşan veya oluşması beklenilen olaylarla alakalı bilgileri haberleri paylaşacağım. Hazırsanız başlayalım.Öncelikle bu hafta içerisinde hayata geçirilen bir haber ile başlayalaım. Bu hayata geçirilen haberde Deex Exchange'de Euro yatırım ve çekim ağ geçidinin açılması oldu. Bu sayede Deex Exchangede Euro ile de ticaret yapabilecek biz kullanızılar. Biliyorsunuz ki bir çok borsada hatta kendilerinin global dünyada üst sıralarda olan borsalarda dahi Euro yatırım ve çekim ağ geçidi yok bu bana göre o borsaların bir eksiği olmasına rağmen hala insanlardan büyük bir teveccüh görmekte bunun en kısa zamanda sonlanıcağını düşünüyorum fakat bu zamana kadar hala insanların zihinlerinde bu tarz borsalar hakim oluyorlar. Deex Exchange bu noktada kripto piyasasınında ki borsaların büyük bir sorunu olan Euro yatırım çekim ağ geçidini kendi borsasında ekleyerek biz yatırımcılar başta olmak üzere bütün bu piyasadaki diğer kullanıcıların bu sorununu da çözdü. Bundan sonra ne olacaktır derseniz, şuan için Deex Exchangede Euro ile işlem hacmi kısıtlı olsada ilerleyen günlerde güvenli bir şekilde insanlar Euro ilede gerek Deex tokeni gereksede diğer kripto paralardan alım satım işlemlerini yapabilecekler. Bunun yanında şunuda söylemeliyiz ki Deex Exchange Usd ve Euronun yanında daha önceden Türkiye Cumhuriyetinin parası olan Türk lirasını ve Rusya'nın para birimi olan Ruble'yide eklemişlerdi. Bu güzel çalışmalardan dolayı gerek biz Deex Exchange yatırımcıları gereksede bu piyasaya gönül vermiş bu piyasadan ekmek kazanan bütün ticaretçilerde Deex Exchange'ye teşekkür etmeliler.
Deex Exchange'deki bir başka büyük habere geçmek gerekirse oda şu, Deex exchange 21 kasım itibariyle ticaret rekabeti adı altında insanlara bir kolaylık daha veriyor. Bu yarışmada insanlar ticaret yaptıkça çeşitli hediyeler kazanacaklar bu yarışmanın detayları bu gün bizlere sunulacaktır ama bu yarışmanın bizlere neler getirecek isterseniz ona bakalım. Evet Deex Exchangenin bu ticaret yarışması özellikle Deex / BTS paritesinden şikayet eden kullanıcılarının sorununu büyük oranda çözeceğine inanıyorum. Bu yarışmada genel olarak DEEX / BTC ve DEEX / ETH pariteleri yoğun şekilde kullanılır diye düşünüyorum bu sayede de bu pariteler hacim kazanır ve bundan sonra DEEX / BTS paritesinden Deex tokeni yatırımcıları traderleri tabiri caizse kurtulmuş olur. Bana göre gerek DEEX/BTC gereksede DEEX/ETH olsun bunların hacimlerinin artması global olarak çok güzel bir şey fakat bu sırada DEEX/BTS ninde hacimli olması bir şey değiştirmez hatta artısı dahi olur diye düşünüyorum. Bu söylediklerimin dışında bu yarışmanın Deex Exchangede olan diğer token veya koinlerin DEEX paritelerinide canlandıracağını düşünüyorum. Biliyorsunuz ki Deex Exchange bir global borsa ve bunun gerekleri hacim bu sayede sağlanıp ileriye daha sağlam adımlarla yürüyecektir.
Evet bu ili haberimiz dışında bu hafta için beklenilen son haberimiz de Deex yatırımcılarının uzun süredir beklediği arzuladığı heyecan duyduğu bir haberdi. Neydi bu haber 25 kasım 2018 itibariyle artık hayata geçirilecek olan Deex Exchangedeki çoklu referans sistemi. Çoklu referans sitemi hakkında daha detaylı şekilde yazılarım olacağı için bu haberi kısa bir şekilde söyleyip bu günkü yazımı bitirmek istiyorum. 25 kasım itibariyle Deex Exchange ye eklenilecek fonksiyon olan çoklu referansla ömür boyu Deex Exchangeden kazandırdığınız kullanıcılar ve onlarında getirdikleri yatırımcılardanda pasif gelir elde edeceksiniz. Bunun çoklu olması yani hem sizin referansınızla giren insanların olması hemde sizin referansınızla gelenlerin referanslarıyla gelenlerin ticaretinden elde edeceğiniz kazançlar söz konusu olunca insanlar haliyle iştahlanıyor.Bugünkü yazımı burada sonlandırayım İnşallah sizlere yararlı ve faydalı olmuşumdur yazılarımda. Anlamadığınız yada sorularınızı gerek bana burdan özelde gerekse de Deex Exchange'nin resmi hesaplarından sorabilirsiniz inceleyebilirsiniz. Aşağıya vereceğim linkleri kesinlikle incelemenizi tavsiye ediyorum. Unutmayınız ki DEEX HER YERDE VE HERKESE.
Resmi web sitesi: https://www.deex.exchange/ Twitter: https://twitter.com/deex_exchange Youtube: https: //www.youtube.com/channel / UC5oYUk9QC4kbM5ZBpodOUcQ Facebook: https: //www.facebook . com / groups / deex.exchange / Reddit: https://www.reddit.com/usethe_deex CoinMarketCap: https: // coinmarketcap .com / para / deex /

#deex #cryptocurrency #crypto #dex #bitshare #blockchain #cryptoexchange

submitted by sessiz_ol to u/sessiz_ol [link] [comments]


2018.04.15 11:01 Ticaret-E-Hali #ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında herşey için #tıklayın #ecommerce #satışortaklığı #affiliate https://ticaretinehali.blogspot.com.tr/2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1

Ticaret Nedir? Nasıl yapılmalıdır?
Birçoğumuz hayatımızın bazı dönemlerinde ticaret yapmayı düşünmüşüzdür. İş hayatının zorlukları yılgınlık ve bıkkınlığa neden oluyor.Günümüzde birçoğumuz işimizden memnun degiliz. Istatistiklere göre her 4 kişiden 3 ü işini sevmeyerek yapıyor. Peki neden bu noktaya geldik? Biz mi değiştik? Yoksa iş mi zorlaştı? Aslında her ikisi de mümkün! Her ikisi de değişti. Biz rahatlığa alışık insanlar olduk. Patronlarımız ise daha fazla para kazanma hırsıyla personeline surekli baskı yapar oldu. Neticede bu kısır döngüde herkes kolay yoldan para kazanmanın hesaplarını yapıyor!
Unutmayalım ki elbette malı veren de alan da sadece yaradandır.Ama kader gayrete aşıktır! Çabalamadan hiç birşey kazanamayız! Alın terimizi ortaya koymadan kazanılan para helal değildir. Sadece işverenlere kızarak, onları suçlayarak bir yere varamayız.Her etki bir tepkiyi doğurur. Bu kısır döngüde herkes suçludur.
Hemen hemen her ülkede herkes çalışma koşullarından şikayetçi! İşçiyi köle olarak kullanma mantığı herkesin kalbini mühürledi. İnsanlık ikinci plana atıldı. Para hırsı herkesi kuşattı. İşte bu noktada kula kulluk etmek yerine ticarete atılan çok insan oldu. Bazıları başardı. Bazıları ise hüsrana uğradı. Neticede ticaret kendi işinin patronu olmak için güzel bi ekmek kapısı! Ama para kazanmanın zorlukları patron olunca anlaşılıyor. Birçok sorunla baş etmek ve sorumluluğu kaldirabilmek çok önemli. Aklımızı kullanırsak hem mutlu oluruz hem de müşterileri mutlu ederiz. Tüm gayemiz dürüst tüccar olmak ise başarı elbet gelecektir. Sabrın tüm kilitleri açtığını unutmayın! Sabrın sonu selamet ve başarıdır.
Hayat mücadelesinin en önemli ayağını oluşturur ticaret! Yaşam sürekli mücadele ister. Doğru yollardan para kazanmak istiyorsak mücadele azmimiz sürekli tetikte olmalı. Çok yönlü düşünüp çok çalışmalıyız. Elimizden geleni yaptıktan sonra gerisi taktiri ilahidir.
E-Ticaretin Ticaretteki Yeri Nedir?
Herkesin ticarete atılma fikrini beynimize aktaran sanal dünyadır. Ticaretin kestiri yolu olması nedeniyle e-ticaret herkesin en iyi para kazanma aracıdır. Sadece ufak yatırımlarla ya da hiç yatırımsız para kazanılabildiğini sizde eminim duydunuz. Peki bu ne kadar doğru? Tabiki kismen doğrudur. En büyük gerçeğimiz aklımızdır. Akıl bize verilen en büyük yatırım ve hazinedir. Aklın sınırı yoktur. Bunun en büyük örneği e-ticarettir. Herkes sıcak baktığı için e-ticaret trendi her geçen gün artıyor. Pasta giderek büyüyor.Ama en büyük sorun esas burda başlıyor. Bu pastayı kaç kişi bölüşüyor? Kesin rakamı kimse bilmiyor. Ama sayı epey fazla. Durum böyle olunca para kazanma uğruna dolandırıcılık ve sahte vaatler ortada cirit atıyor. Bu ise bu ortamı tüketici gözünde güvensiz kılıyor. Nesafeli yaklaşan tüketiciye karşın umut pazarlayan e-ticaret müdavimleri akılları ve dilleri sayesinde insanları ikna edebiliyor. Sadece aklını kullanarak kazanç sağlıyor. Peki tüketici ne kadar mutlu?
Tüketim çılgınlığının giderek sürekli arttığı dünyamızda e-ticaret herkes için umut kapısı ve tutunacak dal oldu. Eminim hepiniz interneti bilgi edinmek için kullanıyorsunuz. Ama derinlemesine ve en doğru bilgi edinme konusunda tecrübeniz neler? Eminim şuan aklınızdan geçti neler olduğu. Faydalı ve faydasız çok fazla bilgiye eriştik. Bu konu alışverişte de geçerli! Faydalı ve faydasız birçok ürün aldık. Peki ürün alırken nelere dikkat ettik?Şimdi biraz akıl jimnastiği yapalım.
İnternet dünyası çok büyük ve karmaşık! Her bilginin herkes tarafından paylaşılan bir platformdan bahsediyoruz ve de en kötü tarafı kime inanacağımız belli değil! Aslında hayatımızdaki tüm gerçekler internette de var. Ama bu dünya gizli ve karanlık. Sonu görünmüyor. Sanal gerçeklikler var. İnternet dünyası o kadar geniş ki giderek büyümeye devam ediyor. E-ticaret konusu o kadar geniş bi konu ki binlerce yazı yazılsa anlatmaya yetmez. Biz işin özüne inmeliyiz. Aklımızı hep ön planda tutarak onun yolundan gitmeliyiz. Başarı mutlaka gelecektir. Ayrıntılar için burayı tıklayın.
Safça yaklaşımlara yer yoktur internette. Aklını rehber edip bilgileri akıl süzgecinden geçirdikçe ışığımız artacak. Kanımca E-ticaretten para kazanmak istiyorsak önce tüketiciyi mutlu edip ona çare bulmalıyız. Sonra zaten tüketici size ödülünüzü verecektir. Karşılıklı kazanç olacaktır. E-ticaret için çok bilgi gerekmez.Sadece ahlaklı olmalıyız.
Derya deniz diyebileceğimiz bu konudaki yazılarım için takipte kalın sağlıcakla kalın...

ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında herşey için #tıklayın #ecommerce #satışortaklığı #affiliate

https://ticaretinehali.blogspot.com.t2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1
submitted by Ticaret-E-Hali to u/Ticaret-E-Hali [link] [comments]


2018.04.15 10:51 Abdulkadirda #ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında herşey için #tıklayın #ecommerce #satışortaklığı #affiliate https://ticaretinehali.blogspot.com.tr/2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1

Ticaret Nedir? Nasıl yapılmalıdır?
Birçoğumuz hayatımızın bazı dönemlerinde ticaret yapmayı düşünmüşüzdür. İş hayatının zorlukları yılgınlık ve bıkkınlığa neden oluyor.Günümüzde birçoğumuz işimizden memnun degiliz. Istatistiklere göre her 4 kişiden 3 ü işini sevmeyerek yapıyor. Peki neden bu noktaya geldik? Biz mi değiştik? Yoksa iş mi zorlaştı? Aslında her ikisi de mümkün! Her ikisi de değişti. Biz rahatlığa alışık insanlar olduk. Patronlarımız ise daha fazla para kazanma hırsıyla personeline surekli baskı yapar oldu. Neticede bu kısır döngüde herkes kolay yoldan para kazanmanın hesaplarını yapıyor!
Unutmayalım ki elbette malı veren de alan da sadece yaradandır.Ama kader gayrete aşıktır! Çabalamadan hiç birşey kazanamayız! Alın terimizi ortaya koymadan kazanılan para helal değildir. Sadece işverenlere kızarak, onları suçlayarak bir yere varamayız.Her etki bir tepkiyi doğurur. Bu kısır döngüde herkes suçludur.
Hemen hemen her ülkede herkes çalışma koşullarından şikayetçi! İşçiyi köle olarak kullanma mantığı herkesin kalbini mühürledi. İnsanlık ikinci plana atıldı. Para hırsı herkesi kuşattı. İşte bu noktada kula kulluk etmek yerine ticarete atılan çok insan oldu. Bazıları başardı. Bazıları ise hüsrana uğradı. Neticede ticaret kendi işinin patronu olmak için güzel bi ekmek kapısı! Ama para kazanmanın zorlukları patron olunca anlaşılıyor. Birçok sorunla baş etmek ve sorumluluğu kaldirabilmek çok önemli. Aklımızı kullanırsak hem mutlu oluruz hem de müşterileri mutlu ederiz. Tüm gayemiz dürüst tüccar olmak ise başarı elbet gelecektir. Sabrın tüm kilitleri açtığını unutmayın! Sabrın sonu selamet ve başarıdır.
Hayat mücadelesinin en önemli ayağını oluşturur ticaret! Yaşam sürekli mücadele ister. Doğru yollardan para kazanmak istiyorsak mücadele azmimiz sürekli tetikte olmalı. Çok yönlü düşünüp çok çalışmalıyız. Elimizden geleni yaptıktan sonra gerisi taktiri ilahidir.
E-Ticaretin Ticaretteki Yeri Nedir?
Herkesin ticarete atılma fikrini beynimize aktaran sanal dünyadır. Ticaretin kestiri yolu olması nedeniyle e-ticaret herkesin en iyi para kazanma aracıdır. Sadece ufak yatırımlarla ya da hiç yatırımsız para kazanılabildiğini sizde eminim duydunuz. Peki bu ne kadar doğru? Tabiki kismen doğrudur. En büyük gerçeğimiz aklımızdır. Akıl bize verilen en büyük yatırım ve hazinedir. Aklın sınırı yoktur. Bunun en büyük örneği e-ticarettir. Herkes sıcak baktığı için e-ticaret trendi her geçen gün artıyor. Pasta giderek büyüyor.Ama en büyük sorun esas burda başlıyor. Bu pastayı kaç kişi bölüşüyor? Kesin rakamı kimse bilmiyor. Ama sayı epey fazla. Durum böyle olunca para kazanma uğruna dolandırıcılık ve sahte vaatler ortada cirit atıyor. Bu ise bu ortamı tüketici gözünde güvensiz kılıyor. Nesafeli yaklaşan tüketiciye karşın umut pazarlayan e-ticaret müdavimleri akılları ve dilleri sayesinde insanları ikna edebiliyor. Sadece aklını kullanarak kazanç sağlıyor. Peki tüketici ne kadar mutlu?
Tüketim çılgınlığının giderek sürekli arttığı dünyamızda e-ticaret herkes için umut kapısı ve tutunacak dal oldu. Eminim hepiniz interneti bilgi edinmek için kullanıyorsunuz. Ama derinlemesine ve en doğru bilgi edinme konusunda tecrübeniz neler? Eminim şuan aklınızdan geçti neler olduğu. Faydalı ve faydasız çok fazla bilgiye eriştik. Bu konu alışverişte de geçerli! Faydalı ve faydasız birçok ürün aldık. Peki ürün alırken nelere dikkat ettik?Şimdi biraz akıl jimnastiği yapalım.
İnternet dünyası çok büyük ve karmaşık! Her bilginin herkes tarafından paylaşılan bir platformdan bahsediyoruz ve de en kötü tarafı kime inanacağımız belli değil! Aslında hayatımızdaki tüm gerçekler internette de var. Ama bu dünya gizli ve karanlık. Sonu görünmüyor. Sanal gerçeklikler var. İnternet dünyası o kadar geniş ki giderek büyümeye devam ediyor. E-ticaret konusu o kadar geniş bi konu ki binlerce yazı yazılsa anlatmaya yetmez. Biz işin özüne inmeliyiz. Aklımızı hep ön planda tutarak onun yolundan gitmeliyiz. Başarı mutlaka gelecektir. Ayrıntılar için burayı tıklayın.
Safça yaklaşımlara yer yoktur internette. Aklını rehber edip bilgileri akıl süzgecinden geçirdikçe ışığımız artacak. Kanımca E-ticaretten para kazanmak istiyorsak önce tüketiciyi mutlu edip ona çare bulmalıyız. Sonra zaten tüketici size ödülünüzü verecektir. Karşılıklı kazanç olacaktır. E-ticaret için çok bilgi gerekmez.Sadece ahlaklı olmalıyız.
Derya deniz diyebileceğimiz bu konudaki yazılarım için takipte kalın sağlıcakla kalın...

ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında herşey için #tıklayın #ecommerce #satışortaklığı #affiliate

https://ticaretinehali.blogspot.com.t2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1
submitted by Abdulkadirda to u/Abdulkadirda [link] [comments]


2018.04.06 17:02 Ticaret-E-Hali #ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında çarpıcı bilgiler için #tıklayın. https://ticaretinehali.blogspot.com.tr/2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1

Ticaret Nedir? Nasıl yapılmalıdır?
Birçoğumuz hayatımızın bazı dönemlerinde ticaret yapmayı düşünmüşüzdür. İş hayatının zorlukları yılgınlık ve bıkkınlığa neden oluyor.Günümüzde birçoğumuz işimizden memnun degiliz. Istatistiklere göre her 4 kişiden 3 ü işini sevmeyerek yapıyor. Peki neden bu noktaya geldik? Biz mi değiştik? Yoksa iş mi zorlaştı? Aslında her ikisi de mümkün! Her ikisi de değişti. Biz rahatlığa alışık insanlar olduk. Patronlarımız ise daha fazla para kazanma hırsıyla personeline surekli baskı yapar oldu. Neticede bu kısır döngüde herkes kolay yoldan para kazanmanın hesaplarını yapıyor!
Unutmayalım ki elbette malı veren de alan da sadece yaradandır.Ama kader gayrete aşıktır! Çabalamadan hiç birşey kazanamayız! Alın terimizi ortaya koymadan kazanılan para helal değildir. Sadece işverenlere kızarak, onları suçlayarak bir yere varamayız.Her etki bir tepkiyi doğurur. Bu kısır döngüde herkes suçludur.
Hemen hemen her ülkede herkes çalışma koşullarından şikayetçi! İşçiyi köle olarak kullanma mantığı herkesin kalbini mühürledi. İnsanlık ikinci plana atıldı. Para hırsı herkesi kuşattı. İşte bu noktada kula kulluk etmek yerine ticarete atılan çok insan oldu. Bazıları başardı. Bazıları ise hüsrana uğradı. Neticede ticaret kendi işinin patronu olmak için güzel bi ekmek kapısı! Ama para kazanmanın zorlukları patron olunca anlaşılıyor. Birçok sorunla baş etmek ve sorumluluğu kaldirabilmek çok önemli. Aklımızı kullanırsak hem mutlu oluruz hem de müşterileri mutlu ederiz. Tüm gayemiz dürüst tüccar olmak ise başarı elbet gelecektir. Sabrın tüm kilitleri açtığını unutmayın! Sabrın sonu selamet ve başarıdır.
Hayat mücadelesinin en önemli ayağını oluşturur ticaret! Yaşam sürekli mücadele ister. Doğru yollardan para kazanmak istiyorsak mücadele azmimiz sürekli tetikte olmalı. Çok yönlü düşünüp çok çalışmalıyız. Elimizden geleni yaptıktan sonra gerisi taktiri ilahidir.
E-Ticaretin Ticaretteki Yeri Nedir?
Herkesin ticarete atılma fikrini beynimize aktaran sanal dünyadır. Ticaretin kestiri yolu olması nedeniyle e-ticaret herkesin en iyi para kazanma aracıdır. Sadece ufak yatırımlarla ya da hiç yatırımsız para kazanılabildiğini sizde eminim duydunuz. Peki bu ne kadar doğru? Tabiki kismen doğrudur. En büyük gerçeğimiz aklımızdır. Akıl bize verilen en büyük yatırım ve hazinedir. Aklın sınırı yoktur. Bunun en büyük örneği e-ticarettir. Herkes sıcak baktığı için e-ticaret trendi her geçen gün artıyor. Pasta giderek büyüyor.Ama en büyük sorun esas burda başlıyor. Bu pastayı kaç kişi bölüşüyor? Kesin rakamı kimse bilmiyor. Ama sayı epey fazla. Durum böyle olunca para kazanma uğruna dolandırıcılık ve sahte vaatler ortada cirit atıyor. Bu ise bu ortamı tüketici gözünde güvensiz kılıyor. Nesafeli yaklaşan tüketiciye karşın umut pazarlayan e-ticaret müdavimleri akılları ve dilleri sayesinde insanları ikna edebiliyor. Sadece aklını kullanarak kazanç sağlıyor. Peki tüketici ne kadar mutlu?
Tüketim çılgınlığının giderek sürekli arttığı dünyamızda e-ticaret herkes için umut kapısı ve tutunacak dal oldu. Eminim hepiniz interneti bilgi edinmek için kullanıyorsunuz. Ama derinlemesine ve en doğru bilgi edinme konusunda tecrübeniz neler? Eminim şuan aklınızdan geçti neler olduğu. Faydalı ve faydasız çok fazla bilgiye eriştik. Bu konu alışverişte de geçerli! Faydalı ve faydasız birçok ürün aldık. Peki ürün alırken nelere dikkat ettik?Şimdi biraz akıl jimnastiği yapalım.
İnternet dünyası çok büyük ve karmaşık! Her bilginin herkes tarafından paylaşılan bir platformdan bahsediyoruz ve de en kötü tarafı kime inanacağımız belli değil! Aslında hayatımızdaki tüm gerçekler internette de var. Ama bu dünya gizli ve karanlık. Sonu görünmüyor. Sanal gerçeklikler var. İnternet dünyası o kadar geniş ki giderek büyümeye devam ediyor. E-ticaret konusu o kadar geniş bi konu ki binlerce yazı yazılsa anlatmaya yetmez. Biz işin özüne inmeliyiz. Aklımızı hep ön planda tutarak onun yolundan gitmeliyiz. Başarı mutlaka gelecektir.

ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında çarpıcı bilgiler için #tıklayın.

https://ticaretinehali.blogspot.com.t2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1
submitted by Ticaret-E-Hali to u/Ticaret-E-Hali [link] [comments]


2018.04.06 14:18 Abdulkadirda #ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında çarpıcı bilgiler için #tıklayın. https://ticaretinehali.blogspot.com.tr/2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1

Ticaret Nedir? Nasıl yapılmalıdır?
Birçoğumuz hayatımızın bazı dönemlerinde ticaret yapmayı düşünmüşüzdür. İş hayatının zorlukları yılgınlık ve bıkkınlığa neden oluyor.Günümüzde birçoğumuz işimizden memnun degiliz. Istatistiklere göre her 4 kişiden 3 ü işini sevmeyerek yapıyor. Peki neden bu noktaya geldik? Biz mi değiştik? Yoksa iş mi zorlaştı? Aslında her ikisi de mümkün! Her ikisi de değişti. Biz rahatlığa alışık insanlar olduk. Patronlarımız ise daha fazla para kazanma hırsıyla personeline surekli baskı yapar oldu. Neticede bu kısır döngüde herkes kolay yoldan para kazanmanın hesaplarını yapıyor!
Unutmayalım ki elbette malı veren de alan da sadece yaradandır.Ama kader gayrete aşıktır! Çabalamadan hiç birşey kazanamayız! Alın terimizi ortaya koymadan kazanılan para helal değildir. Sadece işverenlere kızarak, onları suçlayarak bir yere varamayız.Her etki bir tepkiyi doğurur. Bu kısır döngüde herkes suçludur.
Hemen hemen her ülkede herkes çalışma koşullarından şikayetçi! İşçiyi köle olarak kullanma mantığı herkesin kalbini mühürledi. İnsanlık ikinci plana atıldı. Para hırsı herkesi kuşattı. İşte bu noktada kula kulluk etmek yerine ticarete atılan çok insan oldu. Bazıları başardı. Bazıları ise hüsrana uğradı. Neticede ticaret kendi işinin patronu olmak için güzel bi ekmek kapısı! Ama para kazanmanın zorlukları patron olunca anlaşılıyor. Birçok sorunla baş etmek ve sorumluluğu kaldirabilmek çok önemli. Aklımızı kullanırsak hem mutlu oluruz hem de müşterileri mutlu ederiz. Tüm gayemiz dürüst tüccar olmak ise başarı elbet gelecektir. Sabrın tüm kilitleri açtığını unutmayın! Sabrın sonu selamet ve başarıdır.
Hayat mücadelesinin en önemli ayağını oluşturur ticaret! Yaşam sürekli mücadele ister. Doğru yollardan para kazanmak istiyorsak mücadele azmimiz sürekli tetikte olmalı. Çok yönlü düşünüp çok çalışmalıyız. Elimizden geleni yaptıktan sonra gerisi taktiri ilahidir.
E-Ticaretin Ticaretteki Yeri Nedir?
Herkesin ticarete atılma fikrini beynimize aktaran sanal dünyadır. Ticaretin kestiri yolu olması nedeniyle e-ticaret herkesin en iyi para kazanma aracıdır. Sadece ufak yatırımlarla ya da hiç yatırımsız para kazanılabildiğini sizde eminim duydunuz. Peki bu ne kadar doğru? Tabiki kismen doğrudur. En büyük gerçeğimiz aklımızdır. Akıl bize verilen en büyük yatırım ve hazinedir. Aklın sınırı yoktur. Bunun en büyük örneği e-ticarettir. Herkes sıcak baktığı için e-ticaret trendi her geçen gün artıyor. Pasta giderek büyüyor.Ama en büyük sorun esas burda başlıyor. Bu pastayı kaç kişi bölüşüyor? Kesin rakamı kimse bilmiyor. Ama sayı epey fazla. Durum böyle olunca para kazanma uğruna dolandırıcılık ve sahte vaatler ortada cirit atıyor. Bu ise bu ortamı tüketici gözünde güvensiz kılıyor. Nesafeli yaklaşan tüketiciye karşın umut pazarlayan e-ticaret müdavimleri akılları ve dilleri sayesinde insanları ikna edebiliyor. Sadece aklını kullanarak kazanç sağlıyor. Peki tüketici ne kadar mutlu?
Tüketim çılgınlığının giderek sürekli arttığı dünyamızda e-ticaret herkes için umut kapısı ve tutunacak dal oldu. Eminim hepiniz interneti bilgi edinmek için kullanıyorsunuz. Ama derinlemesine ve en doğru bilgi edinme konusunda tecrübeniz neler? Eminim şuan aklınızdan geçti neler olduğu. Faydalı ve faydasız çok fazla bilgiye eriştik. Bu konu alışverişte de geçerli! Faydalı ve faydasız birçok ürün aldık. Peki ürün alırken nelere dikkat ettik?Şimdi biraz akıl jimnastiği yapalım.
İnternet dünyası çok büyük ve karmaşık! Her bilginin herkes tarafından paylaşılan bir platformdan bahsediyoruz ve de en kötü tarafı kime inanacağımız belli değil! Aslında hayatımızdaki tüm gerçekler internette de var. Ama bu dünya gizli ve karanlık. Sonu görünmüyor. Sanal gerçeklikler var. İnternet dünyası o kadar geniş ki giderek büyümeye devam ediyor. E-ticaret konusu o kadar geniş bi konu ki binlerce yazı yazılsa anlatmaya yetmez. Biz işin özüne inmeliyiz. Aklımızı hep ön planda tutarak onun yolundan gitmeliyiz. Başarı mutlaka gelecektir.

ticaret sektörünün en hızlı büyüyen kolu olan #eticaret hakkında çarpıcı bilgiler için #tıklayın.

https://ticaretinehali.blogspot.com.t2018/03/ticaret-hakkinda-genel-ve-guncel.html?m=1
submitted by Abdulkadirda to u/Abdulkadirda [link] [comments]


2018.01.25 07:14 Birucikiyedi Pazar günü kimyasal silah tiyatrosu yapılacağı hakkında bir iddia

Çok önemli bir konuya dikkatinizi çekmek istiyoruz. Bildiğiniz üzere “Zeytin Dalı” operasyonu “Terör unsurlarına karşı” başarıyla devam etmektedir. Fakat gerek bölücü terör örgüt ve türevi isimlerin, gerekse İŞİD’in arkasında olan güçler, hinliklerine kesintisiz devam etmektedir. Bu operasyondan bizi alıkoyacak argümanlardan yoksunlar. Henüz!
Kimyasal silahların kullanımını engelleyen uluslar arası anlaşmalar olmasına rağmen, geçmişte kullananlar oldu. Fakat kitle imha sınıfına giren bu silahları kullanmak artık çok daha zor, zira bilgi ve iletişim çağında yaşıyoruz. Büyük bir uluslar arası kamuoyu baskısı oluşmakta ve uluslar arası topluluktan muhakkak bir cevap alınmakta. Suriye’de buna istisna değil.
Suriye'de ki uzun, rezil ve ahlaksız savaş sırasında birçok kimyasal silah haberi duyduk. Etrafta ağlayan ana babalar, sıra sıra yatırılmış cenazeler, çırpınan çaresiz insanlar görmek her vicdanı sızlatır. Böyle bir manzara karşısında yüreği dağlanmayan zaten insan değildir. Fakat biz bu sahneleri ve fotoğrafları incelerken maalesef üzülemedik. Çünkü bu yürek sızlatan görüntüler aslında “sahte” idi. Acemice yapılmış bir müsamere seviyesinde olan, amacı duygu sömürüsü olan, planlı bir medya eylemiydi.
Şimdi Ordumuz bölgede ilerlemeye başlamıştır. Görülen odur ki bu ilerlemenin sonucunda bölgede tek bir terörist kalmayacaktır. Kararlılığımız diğer dünya devletleri tarafından da fark edilmiştir. Gidişat odur ki teröristlerin kaçacak yerleri kalmayacaktır. Silahla istediğimizi yaparız diyenlerin silahlarının bir işe yaramadığını görmeleri durumunda yapacakları şey bellidir: “Duygu sömürüsü” Bu nedenle sosyal medya üzerinden başarılı bir karşı psikolojik operasyon yürütüyoruz. Ve yine bu nedenle artık terörist ağababalarının başlatmayı planladığı “Küresel Çaptaki Duygu Sömürüsü ve Algı Operasyonuna” zamanında Dur! dememiz gerekmektedir. Ortadoğu’nun duygu sömürü yöntemleri eskiden klasikti. Ya çocukları öne sürer taş attırırlar, ya da sivillerin arasından ateş ederlerdi. Fakat artık bunun işe yaramadığı durumları görmekteyiz. Yeni yöntem ise bunu yepyeni ve küresel bir seviyeye çıkaran: "Zalimler kimyasal silah attı, çoluk çocuk kıvrana kıvrana öldü!" lafları ve müsamereleridir. Bu batı için yeni bir trenddir ve çok güzel iş görmektedir. Ama gerçekte ne biri kimyasal silah atmıştır, ne de kimyasal silahtan ölen vardır. Şimdi terörist uşakları köşeye sıkışıp planları sekteye uğradı. Birden bire kimyasal silah lafları çıkmaya başladı. Dünyadaki halklara, kimyasal silahların nasıl kötü olduğunu anlatan toplantılar yapıldı, köşe yazıları yayınlanmaya başladı. BM ABD temsilcisinin bu husustaki suçlamalarını hatırlayınız, daha birkaç gün olmadı. Afrin bölgesindeki teröristlerin silah zoruyla kurtulmaları mümkün değil. Bu nedenle uygulayacakları yöntem şimdiden kendini belli etmiştir. Afrin’in güneyinde yeni bir kimyasal tiyatro hazırlanmaktadır. Video ve resimlerle sosyal medyaya yürek yakan sahneler servis edilecektir. Bu yürek burkan ama sahte senaryodan sonra, sonra batılı ve sözde (!) insani yardım örgütleri derhal yardıma koşacak, onların güvenliğini sağlamak için kendi ülkelerinin askerleri de bölgeye doluşacak. Ve uluslar arası kamuoyu baskısıyla bizler ses çıkaramayacağız. Belki de sınırlarımızı gelen birliklere açmak zorunda bırakılacağız. Tabiatıyla bu kadar karışık bir ortamda bizim “Zeytin Dalı Operasyonuna” devam etmemiz imkansız hale getirilecek. Fakat biz ikiyüzlü ve çıkarcı bir millet değiliz. Batılıların sözde kimyasal silah uzmanları gibi, gerçeği bilip sessiz kalmamız söz konusu bile olamaz. Yutmadık ve kimseye de yutturmayacağız. Bu nedenle açık bir uyarı metni kaleme aldık: Bakınız bazı bilgiler artık evrenseldir. Mesela: Kimyasal silahı kullanmak için uygun hava koşulları çok önemlidir. Uygun olmayan hava koşullarında silahınız kimseyi öldüremez veya zarar veremez. Fakat uygun koşullarda aynı silahla binlerce insana zarar verebilirsiniz. Çünkü yağmur, sis, alçak hava basıncı, soğuk kimyasal etkiyi oldukça minimize eder. Rüzgar ise sürükler. Bu detayları konuya vakıf herkes bilmektedir. Kalkıp bölgede hüküm süren mevcut iklim şartlarında bu numarayı yapamazlar.
Fakat hafta sonu itibariyle bu durum değişecektir. Özellikle pazar günü bölgede güneşli ikinci gün olacaktır ve koşullar oldukça müsait hale gelecektir. Ayrıca böylesi bir tiyatroyu dünyaya rahat duyurmak için en uygun zaman hafta sonu olacaktır. Zira insanlar işlerinin dışında daha çok televizyon seyreder, sosyal medyaya girerler, bu sayede haberler çok daha hızlı yayılır. Haberin yayılma hızı ne kadar fazla olursa, gelen haberi sorgulamak o kadar zorlaşır. Bu nedenle lütfen 28 Ocak 2018 Pazar gününe dikkat edelim.
Bu duyuruyu kaleme almamızın çok önemli iki sebebi daha var. Çünkü uluslar arası medyayı sürekli izleyen gönüllü arkadaşlarımız, konu üzerinde gerek haber, gerek bağlı uzman yorumlarında, ayrıca diplomatik ataklarda kayda değer bir artış tespit etmiştir. Asıl ilginç olan ise sürekli sosyal medyada teröristlerin dezenformasyonlarına karşı psikolojik operasyon yürüten arkadaşlarımız, aynı hareketliliği birden fazla kanaldan tespit etmiştir. Yaptığımız kontra PsyOp’larla “hashtag” kullanımı ve iletişim yetenekleri oldukça azalan teröristler ve batılı destekçileri, “twitterstorm” yöntemine yönelmektedir. Bu grupların yaptığı denemeler, hashtagler ve sosyal medyada oluşturulan pikler de ulaştığımız kanaati destekler niteliktedir.
Bu nedenle şimdiden bilinçlenmemiz ve karşı koyarak bu planlarını sekteye uğratmamız şarttır. Konu ve konuya olan ilginiz desteğiniz son derece hayatidir. Dikkatinize arz ederiz. Türkiye Kontra PsyOps Gönüllüleri
Edit ve Redaksiyon : Aybars Meriç
submitted by Birucikiyedi to Turkey [link] [comments]


2018.01.11 01:15 ck1903 Eşsiz Satış Teklifiyle Enerji Fiyat Geliştirme Projesi

Envion, adını duyurduğu ilk günden bu yana, üstün teknolojisi ile insanlarda sadece bir kurgudan ibaret olan bir senaryo izlenimi bırakmıştı. Sistem, blockchain sistemi destekleyicisi olarak gündeme gelmiştir. Bu asil teknoloji, işlediği her işi değiştirebilme özelliğine sahiptir. Aslında, başvurusu esas olarak yalnızca kriptokrasi alanında görülüyor. Son zamanlarda, blok zincirle ilgili çok fazla şey var, çünkü yönlerinin etkilerini kolayca gözardı ediyor.
Envion madenciliğin sonuçlarını ve dolayısıyla alan birimince anlaşılamayan ve fiyata atfedilebilen kâr miktarını görmüştür. Onların ilham bulmaları için her biri Nursingd ağında ortakların enerjisini muazzam bir enerji fiyatı olarak alıyor. Envion, dünyanın ilk mobil madencilik birimini kripto para birimi için tasarladı ve ödüllendirdi.
Envion’un bir start-up yardımıyla bu büyük maden tarlası, dünyanın herhangi bir yerindeki uygun fiyatlı enerji sağlayıcıları konusuna yerleştirilecek. Envion gerçekten güzel, çünkü dünyadaki herhangi bir yere manevra yapmak için yeterli kalitede sunuyor. Hareketli madencilik birimi fosil, rüzgar, hidro, güneş ve alternatif enerji gibi deneyimsiz enerjiyi küçültür. Bu doğal kaynaklar kareleri ölçmek, piyasada en düşük maliyetli enerji kaynakları ile madenciler yaratarak karbon ayak izini en aza indirir.
Envion, en güçlü ve karlı kripto altyapısıdır. Yeni nesil enerji şebekelerinin, yenilenebilir enerjiyi elektrik enerjisi üreten şebekelerle ve enerji alıcıları ve üreticilerinin ağlarıyla birleştirmesi gereken büyük bir dinamik ve ek sistem olması gerektiğine inanıyor.
EVN tokeni, 2017 yılının ilk Gregoryen takvim ayından başlar. İnsanlar ana kartları olan ET (Ethereal) veya BTC (Bitcoin) ile EVN tokenleri satın alabilir. En düşük değer Gregoryen takvim ayı birinde 0.70 dolar, Gregoryen üç takvim ayı için 0.80 dolar, Gregoryen yedi takvim ayında 0.90 dolar ve Gregoryen takvim ayından on dört on beşinden otuz bir 2017'ye kadar 1. dolar olarak hesaplandı.
Envion sayfasından tokenlerini ziyaret ettiğinizde, temettü hesaplayan hesap makinesini gösterecektir. Şirketteki finansal büyüklüğü ölçtüğünüz miktarı sıralayacaksınız, size yakın bir gelecekte elde edeceğiniz temettü verecektir. Envion’un güvenli yatırım getirisi %161'dir.
https://www.envion.org/en/ Bugün görmeye eğilimimiz olan erken madeni para teklifleri genellikle spekülasyonla desteklenir. EVN tokenleri, donanım tarafından desteklenen Envion boyutlarıyla sunulmasına rağmen gerçekten işe yarar. EVN tokenleri satışları otuz bir gün sürebilir. Satışlar Aralık 1, 2017'de başlar ve en fazla bir buçuk saat içinde kapakları birleştirir. Yatırımcılar kripto para birimlerinin madenciliğinden temettü alacaklardır. Bu tutardan, yetmiş beş doğrudan kendilerine verilecek ve geri kalan yirmi beş de uzun vadeli ödemelerin iyileştirilmesi için bağışlanacaktır.
ICO’ya hazır olun ve burayı kontrol edin: https://envion.org/en/ico/
Şimdi bütün bunları gördükten sonra, beklediğim aynı tadı ICO 2018'e karar verdim. Mükemmel dünyanın güçlendirici bir istasyon olması nedeniyle genel bağlılığın sınırsız olması. Şimdilik bu haberler sizi bu ICO ile dolaştırmak için yeterli değilse, buradaki ekibi düşünün. Kripto oyununda oyuncular hakkında çok mantıklı ve bilgili bir ekip hizmet etmektedir.
ICO dört aşamada yapılır:
İlk periyot onbeşinci gününde başlayabilir.12.2017 ve on yedi.20.2017'de bitebilir, ico değeri: 0.70 ABD Doları İkinci dönem, on sekizinde başlayabilir.12.2017 ve yirmi bir Aralık.2017 sona erebilir ico değeri: 0.80 $ Üçüncü dönem, yirmi saniye 12.2017'de başlayabilir ve yirmi sekizinci 12.2017'den sonra hayatta kalabilir, ico’nun değeri: 0.90 dolar Dört miktar yirmi sekizinci 12.2017'de başlayabilir ve 14.11.2017 tarihinde sona erebilir, ico değeri: 1.00 ABD Doları Eğer: Hemşirelik ABD’li bir seçiciysen, Sec kuralları sayesinde Envion ICO almaya hazır olmayabilirsiniz. ICO, Envion sistemi, Envion tokenleri hakkında daha detaylı bilgi için:
Website — https://www.envion.org/en/ White Paper — https://www.envion.org/en/whitepape Facebook — https://www.facebook.com/envion.org Twitter — https://twitter.com/Envion_org Instagram — https://www.instagram.com/envion_official/ Medium — https://medium.com/@envion Video — https://vimeo.com/envion
submitted by ck1903 to u/ck1903 [link] [comments]


gunaydin yüregi güzel insan lar ❤ En komik şakalar 2018 gulmekten yerinizde ... - YouTube 4)KPSS 2018-YENİ VİDEOLAR--(SES BİLGİSİ 4) Dünyanın En Güzel İnsanları Bu Ülkelerde Yaşıyor. Dünyanın ... Dünyanın EN GÜZEL VOLEYBOLCULARI 2018 BEST OF 2018  En Güzel Anlar YASAKLANAN MAKYAJ DEĞİŞİM VİDEOLARI (2018'in En İyileri ... 2018 TOFAŞ GÜZELLİK YARIŞMASI DÜNYANIN EN GÜZEL 10 ÇOCUĞU - 2019 - YouTube

2018 Resimli Ramazan Bayramı mesajları! En güzel Ramazan ...

  1. gunaydin yüregi güzel insan lar ❤
  2. En komik şakalar 2018 gulmekten yerinizde ... - YouTube
  3. 4)KPSS 2018-YENİ VİDEOLAR--(SES BİLGİSİ 4)
  4. Dünyanın En Güzel İnsanları Bu Ülkelerde Yaşıyor. Dünyanın ...
  5. Dünyanın EN GÜZEL VOLEYBOLCULARI 2018
  6. BEST OF 2018 En Güzel Anlar
  7. YASAKLANAN MAKYAJ DEĞİŞİM VİDEOLARI (2018'in En İyileri ...
  8. 2018 TOFAŞ GÜZELLİK YARIŞMASI
  9. DÜNYANIN EN GÜZEL 10 ÇOCUĞU - 2019 - YouTube

DÜNYANIN EN GÜZEL 10 ÇOCUĞU - 2018 İzlediğiniz için teşekkürler , abone olmayı unutmayınız... Herşey Dahil olarak size YouTube'da en bilgilendirici büyül... 2018 en yeni sakalar Dünyanın EN GÜZEL VOLEYBOLCULARI,EN GÜZEL VOLEYBOLCULAR,GÜZEL VOLEYBOLCULAR, VOLEYBOLCULAR, kadın VOLEYBOLCULAR,erkek VOLEYBOLCULAR,kadın sporu,kumsal voleybolu,plaj voleybolu,kız ... 2018 TR ' nin En Elit TOFAŞ,LARI - Duration: 3:49. tofaş hastas ... TOFAŞ'A En Çok Yakışan Jant Modelileri - Duration: 2:33. tofaş hastas ... İyisiyle kötüsüyle 2018 i de geride bıraktık. Umarım sizlerinde 2018 yılı güzel geçmiştir. Bu yıl yine oyunlar oynadık,eğlendik,eğlendirdik. Biz bunları yaparken pek çok komik an ... Dünyanın En Güzel İnsanları Bu Ülkelerde Yaşıyor. Dünyanın En Güzel 10 Milleti... Herşey Dahil olarak size YouTube'da en bilgilendirici büyüleyici ve çekic... YASAKLANAN MAKYAJ DEĞİŞİM VİDEOLARI (2018'in En İyileri) bugün internet üzerinde yasaklanmış asyalı, koreli ve çinli insanların sürekli paylaştığı dünyada vi... instagram: akerkartall facebook: AKER KARTAL youtube: AKER KARTAL İLE KPSS 2018 En güzel başarılar ve mutluluklar sizlerle olsun güzel insanlar... Günaydın hayırlı sabahlar en güzel resimli mesajlar - Duration: ... Yüzsüzlük bazı insanlar için yaşam şekli olmuş ... Hz.Ali'nin En Anlamlı Sözleri...Eğrinin gölgesi de eğridir ...